Kur'an - Allahın Hadisi logo

20. TÂ HÂ Suresi , Mekke'de Nazil Olan Bu Sure 135 Ayetten Oluşmaktadır.




1
(1-2) Tâ Hâ. Biz sana bu Kuran’ı sıkıntı çekip mutsuz olasın diye indirmedik.

2/119 - 7/2 - 11/12 - 18/6 - 26/3




2
(1-2) Tâ Hâ. Biz sana bu Kuran’ı sıkıntı çekip mutsuz olasın diye indirmedik.

2/119 - 7/2 - 11/12 - 18/6 - 26/3




3
Ancak Allah’a saygı duyan kimseye bir öğüt olsun diye indirdik.

14/14 - 17/109 - 21/90 - 23/23 - 2/213 - 3/138 - 10/57 - 14/52




4
Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmedir bu.

2/97 - 4/166 - 11/13»11/14 - 15/9 - 27/6 - 45/2




5
O Rahman ki, bütün kâinatı egemenliği altına almıştır.

2/255 - 3/189 - 5/17 - 9/116 - 13/13




6
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın bağrında olan her şey O’nundur.

2/116 - 10/68 - 16/52 - 57/4




7
Düşünceni açıkça söylesen de gizlesen de fark etmez zira O, gizliyi ve en gizliyi bilendir.

2/77 - 3/167 - 5/61 - 9/105 - 11/5 - 14/38




8
Allah, O kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler de O’na mahsustur.

7/180 - 17/110 - 56/74 - 59/24




9
Musa'nın yaşadıkları sana geldi mi?

27/7»27/13 - 28/29»28/36




10
Hani O, bir ateş görmüştü de ailesine: – Siz burada bekleyin ben bir ateş gördüm belki oradan size bir kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum, demişti.

27/7»27/14 - 28/29»28/36




11
Nihayet ateşin yanına geldiğinde kendisine: Ey Musa! Diye seslenildi.

27/7»27/13 - 28/29»28/36




12
– Benim ben, senin Rabbin. Çıkar ayakkabılarını! Çünkü şu an sen kutsal vadide, Tuva’dasın!

27/7»27/13 - 28/29»28/36




13
Ve ben seni seçtim şimdi vahyolunanı dinle!

7/144 - 20/51 - 19/51»19/58




14
Evet ben Allah’ım, benden başka ilah yoktur. Öyleyse sadece bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl!

3/191»3/195 - 7/205 - 17/110»17/111 - 76/25»76/26




15
Hiç şüphe yok ki o saat bu dünyanın sonu mutlaka gelecektir. Herkes kazandığının karşılığını tastamam alsın diye neredeyse onu kendimden bile gizleyecektim.

7/187 - 10/19 - 20/129 - 29/53 - 78/17




16
Dünyanın sonunun gelmesine inanmayıp boş arzu ve heveslerine uyan kişi sakın seni O’na inanmaktan alıkoymasın, aksi halde helak olursun.

27/71»27/72 - 34/29»34/30 - 36/48»36/52 - 42/17»42/18 - 53/27»53/28




17
– Sağ elindeki o şey nedir ey Musa?

7/117 - 7/160 - 17/101 - 20/18»20/21




18
Musa: – O benim asamdır, ona dayanırım ve onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Ayrıca onunla başka işler de yaparım.

7/117 - 7/160 - 17/101 - 20/17 - 20/19»20/21




19
Allah: -Onu yere bırak ey Musa! Dedi.

7/117 - 7/160 - 17/101 - 20/17 - 20/18 - 20/20»20/21




20
Musa asasını yere bıraktı bir de ne görsün; o hızla kıvrılıp giden bir yılan oluvermiş.



21
Allah: -Tut onu korkma! Biz onu ilk haline geri döndüreceğiz.



22
– Şimdi de elini koynuna sok, kusursuz bir şekilde bembeyaz olarak çıkacaktır işte sana başka bir mucize daha!



23
– Böylece sana bazı büyük mucizelerimizi göstermiş oluyoruz.



24
– Şimdi sen Firavuna git, çünkü o iyice azdı.

2/49 - 28/4




25
Musa: -Rabbim göğsüme genişlik ver, dedi.

26/13 - 43/51»43/52 - 94/1




26
– Kolaylaştır işimi!

5/67 - 11/57 - 13/40 - 29/18




27
– Çöz dilimdeki düğümü!

26/13 - 43/51»43/52 - 94/1




28
– Ki iyi anlasınlar sözümü!

7/104»7/106 - 20/47»20/58 - 26/16»26/31




29
– Bana ailemden birini yardımcı ver!

19/51»19/53 - 21/48 - 25/35 - 37/114»37/122




30
– Kardeşim Harun’u.

19/51»19/53 - 21/48 - 25/35 - 37/114»37/122




31
– Beni onunla destekle ve güçlendir.

19/51»19/53 - 21/48 - 25/35 - 37/114»37/122




32
– Onu görevimde bana ortak et.

19/51»19/53 - 21/48 - 25/35 - 37/114»37/122




33
- Böylece seni daha çok yüceltelim.

10/88»10/89




34
- Ve seni daha çok analım.

10/88»10/89




35
- Şüphesiz sen bizim her halimizi görmektesin.

26/10»26/19




36
Allah: Ey Musa tüm istediklerin sana verilmiştir, dedi.

10/88»10/89




37
Andolsun ki biz sana geçmişte bir ikramda daha bulunmuştuk.

28/3»28/6




38
Hani biz annene şöyle ilham etmiştik.

28/7»28/13




39
Bebeği sandığın içine koy ve nehre bırak ki nehir onu kıyıya ulaştırsın böylece onu benim ve onun düşmanı alacaktır. Ey Musa katımdan sana bir sevecenlik bahşettim ki gözetimim altında yetişesin.

3/14 - 28/7»28/13




40
Hani kız kardeşin seni izleyerek gitmiş ve: – Onun bakıcılığını üstlenecek birini size göstereyim mi? demişti. Böylece, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene tekrar kavuşturmuştuk. Derken büyüyünce bir adam öldürmüştün. Biz seni bu sıkıntıdan da kurtarmıştık ve seni pek çok sınavdan geçirerek yetiştirmiştik. Ardından Medyenlilerin arasında senelerce yaşadın. Nihayet takdirim gereği işte buradasın ey Musa!

28/7»28/27




41
Seni kendim için seçip yetiştirdim.

27/7»27/14 - 28/30»28/36




42
– Şimdi sen ve kardeşin verdiğim ayetlerimle gidin ve sakın tebliğimi iletme hususunda gevşek davranmayın.

10/88»10/89




43
– Ve gidin Firavun’a, çünkü o iyice azdı.

79/15»79/26




44
– Fakat ona yumuşak bir üslupla hitap edin, belki aklını başına alır yahut Allah’a saygı duyar.

3/159 - 4/63 - 4/148 - 16/125 - 29/46




45
Her ikisi de: – Rabbimiz, dediler. O’nun bize karşı aşırı davranmasından veya daha da azgınlaşmasından korkuyoruz.

20/46




46
Allah: – Korkmayın, dedi. Çünkü ben daima sizinle beraberim sizi koruyup gözetirim.

57/4 - 58/7




47
– Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin gönderdiği elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber Mısır’dan çıkmasına izin ver ve eziyet etme onlara. Andolsun ki biz sana Rabbinden bir ayet/belge ile geldik, Selam olsun benim yol göstericime uyanlara.

25/59 - 37/181




48
– Hiç şüphen olmasın ki bize şöyle vahyedildi: Kesinlikle azap, gerçeği yalanlayan ve ondan yüz çevirenin üzerine olacaktır.

7/104»7/106 - 26/16»26/31 - 28/36»28/38 - 40/28»40/46




49
Firavun: - Sizin Rabbiniz kim ey Musa? Dedi.

7/104»7/106 - 26/16»26/31 - 28/36»28/38 - 40/28»40/46




50
Musa: - Bizim Rabbimiz, her şeye yaratılış amacını veren ardında da ona uygun yolu gösterendir. Dedi.

16/9 - 87/3




51
Firavun: - Peki, önceki milletlerin durumu ne olacak? Dedi.

18/49 - 20/52 - 45/29 - 56/7»56/41 - 58/6




52
Musa: - Onların ne olacağı ile ilgili bilgi Rabbimin katında bir yasaya bağlıdır, zira benim Rabbim asla yanılmaz ve asla unutmaz. Dedi.

18/49 - 20/51 - 45/29 - 56/7»56/41 - 58/6




53
O ki yeryüzünü sizin için bir yaşam yeri yaptı ve orada sizin için size imkânlar verdi, gökten su indirdi. Böylece biz bu yağmur suyu ile envai çeşit bitkilerden çifter çifter çıkardık.

2/21»2/22 - 2/29 - 7/10 - 15/20 - 40/64 - 43/10




54
O nimetlerden hem siz yiyin hem de hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda temiz akıl sahipleri için nice deliller vardır.

13/1»13/5 - 16/5»16/13 - 16/72»16/81 - 23/19 - 23/78 - 34/24




55
Biz sizi de o topraktan yarattık sizi yine oraya döndüreceğiz ve yine oradan sizi bir kez daha çıkaracağız.

7/25 - 71/17»71/18




56
Andolsun ki biz Firavun’a bütün ayetlerimizi göstermiştik fakat o yalana sarıldı ve yüz çevirdi.

7/104»7/126 - 10/72»10/90




57
Ve dedi ki: – Sen bu sihrinle bizi yurdumuzdan ç��karmaya mı geldin ey Musa?

7/104»7/126 - 10/72»10/90




58
Hiç şüphen olmasın ki bizde sana benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Haydi, şimdi herkese açık bir alanda ne senin ne de bizim cayamayacağımız bir buluşma zamanı belirle!

20/59




59
Musa da: – Buluşma zamanımız, şenlik günü bütün halkın toplandığı kuşluk vakti olsun, dedi.

20/58




60
Bunun üzerine Firavun görüşmeyi sonlandırıp çekip gitti ve bütün planlarını hazırlayıp sözleşilen yere geldi.

26/10»26/67




61
Musa onlara: – Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Aksi halde korkunç bir azapla sizi yok ediverir. O’na iftira eden kesinlikle kaybetmeye mahkûmdur.

7/104»7/126 - 10/72»10/90 - 26/10»26/67




62
Bunun üzerine sihirbazlar kendi aralarında durumlarını tartıştılar ve gizli gizli fısıldaştılar.

7/104»7/126 - 10/72»10/90 - 26/10»26/67




63
– Bu iki sihirbaz sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve örnek yolunuzu ve hayat tarzınızı yok etmek istiyor, dediler.

7/104»7/126 - 10/72»10/90 - 26/10»26/67 - 40/64 - 43/10




64
– Bu sebeple sihirle ilgili bütün hünerlerinizi ortaya koyun ve bir düzen içinde gücünüzü gösterin, zira bugün üstün gelen zafer kazanmış olacaktır.

7/104»7/126 - 10/72»10/90 - 26/10»26/67 - 40/64 - 43/10




65
Sihirbazlar: Ey Musa, dediler, hünerini önce sen mi göstereceksin yoksa ilk biz mi başlayalım.

7/104»7/126 - 10/72»10/90 - 26/10»26/67 - 40/64 - 43/10




66
Musa: – Hayır dedi önce siz başlayın. O da ne! Onların ipleri yaptıkları sihir sebebiyle hızla hareket ediyormuş gibi göründü.

7/104»7/126 - 10/72»10/90 - 26/10»26/67 - 40/64 - 43/10




67
Bu yüzden Musa’nın içine bir korku düştü.

20/68»20/69




68
Biz de: – Hiç korkma, çünkü üstün gelecek kesinlikle sen olacaksın, dedik.

20/69




69
Şimdi sağ elindeki asayı yere bırak, onların iplerini ve sopalarını yutacaktır. Yaptıkları, sihirbazların hilesinden başka bir şey değildir. Zira sihirbazlar asla başarıya ulaşamazlar.

7/104»7/126 - 10/72»10/90 - 26/10»26/67 - 40/64 - 43/10




70
Sonunda sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: – Biz Musa ile Harun’un Rabbine iman ettik.

26/45»26/51




71
Firavun: – Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Demek ki size sihri öğreten büyük ustanız o imiş. Ben de sizin haklarınızı elinizden alacağım ve hurma kütüklerinde sallandıracağım! O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcı imiş!

7/104»7/145




72
Sihirbazlar: – Biz seni, bize gösterilen bunca delile ve bizi yaratan Allah’a asla tercih etmeyeceğiz. Hakkımızda istediğin hükmü ver senin hükmün ancak bu dünyada geçer, dediler.

7/104»7/145




73
Şüphesiz ki biz, günahlarımızı ve senin bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah, inanılmaya en layık ve en kalıcısıdır.

7/104»7/145




74
Kim Rabbine suça batmış bir halde gelirse onun için cehennem vardır, orada ne ölebilir ne tam yaşayabilir.

7/40 - 30/12»30/13 - 36/60»36/64 - 43/74»43/78 - 74/41»74/64




75
Kim de Rabbinin huzuruna iyi ve güzel işler yapmış bir mümin olarak gelirse işte bunlar için de yüce makamlar vardır.

9/20»9/22 - 21/101»21/105 - 27/89 - 28/84




76
Altından ırmakların çağladığı içinde kalacakları Adn cennetleri. İşte budur arınmış kimsenin ödülü.

4/57 - 11/107 - 13/23 - 13/35 - 18/31 - 22/23




77
Andolsun ki biz Musa’ya: – Kullarımı geceleyin yürüt denizde onlar için kuru bir yol aç. Firavun’un sizi yakalamasından ve boğulmaktan korkma! Diye vahyetmiştik.

2/50 - 7/138 - 10/88»10/90 - 26/60»26/66




78
Firavun askerleriyle onların peşine düştü fakat denizin dalgaları onları sarıp yutuverdi.

2/50 - 7/138 - 10/88»10/90 - 26/60»26/66




79
Firavun halkını saptırmış ve onlara doğru yolu göstermemişti.

40/28»40/46




80
Ey İsrailoğulları! Biz sizi düşmanınızdan kurtarmış, Sina dağının sağ yamacını size vaat edip, size kudret helvası ve bıldırcın indirmiştik.

5/111»5/115




81
Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helal olanlarından yiyin fakat nankörlük ederek azgınlaşmayın aksi halde gazabımı hak etmiş olursunuz. Kim benim gazabımı hak ederse tepetaklak olur gider.

5/111»5/115




82
Fakat şunu da iyi bilin ki ben, tövbe edip dönen böylece iman edip iyi ve güzel işler yapan ve doğru yolda sebat edenleri kesinlikle bağışlarım.

4/17»4/18 - 8/38 - 7/153 - 25/63»25/77




83
Allah: Ey Musa kavmini bırakıp buraya gelmekte neden aceleci davrandın?

2/51»2/54 - 7/142»7/156 - 20/84




84
Musa: – Onlar benim yolumdan gidiyorlar, ey Rabbim, sen hoşnut olasın diye gelmekte acele ettim.

2/51»2/54 - 7/142»7/156 - 20/83




85
Allah: – Sen ayrıldıktan sonra kavmini sınadık ve Samiri onları doğru yoldan saptırdı, dedi.

2/51»2/54 - 7/142»7/156 - 20/83»20/84




86
Bunun üzerine Musa son derece kızgın ve üzgün bir şekilde kavmine döndü: Ey kavmim Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmamış mıydı? Yoksa bu vaadin süresi çok uzun geldi de ondan ümit mi kestiniz veya Rabbinizin gazabına uğramak mı istiyordunuz da bana verdiğiniz ahit/sözden döndünüz? Dedi.

2/51»2/54 - 7/142»7/156 - 20/83»20/85




87
Onlar da: – Sana verdiğimiz sözden kendi irademizle dönmedik. Fakat biz Mısırlıların ziynet eşyalarına konmanın vebalini taşıyorduk, biz de onları ateşe attık. Samiri de böyle yaptı, dediler.

7/148»7/156 - 20/88»20/93




88
Evet Samiri onlara böğürme sesi çıkaran bir buzağı heykeli çıkarttı ve: – İşte, sizin de ilahınız, Musa’nın da ilahı budur. Ne var ki o, bunu unuttu, dediler.

7/148»7/156 - 20/85»20/93




89
Oysa heykelin onların hiçbir isteğine cevap veremediğini onlara bir zarar ve yarar sağlama gücüne sahip olmadığını görmüyorlar mıydı?

7/148»7/156 - 20/85»20/93




90
Üstelik Musa dönmeden önce Harun onlara: Ey Kavmim! Siz, bu heykel ile fena halde tuzağa düşürüldünüz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman’dır, siz beni izleyin ve benim emirlerime uyun, demişti.

7/148»7/156 - 20/85»20/93




91
Onlar ise: – Musa bize geri dönünceye kadar ona saygı duymaktan vazgeçmeyeceğiz, demişlerdi.

2/93 - 7/148»7/156 - 20/85»20/93




92
Musa: Ey Harun, onların saptıklarını gördüğün halde neden engel olmadın?

7/104»7/156 - 19/51»19/53 - 23/45»23/49 - 25/35 - 26/10»26/48 - 28/30»28/35 - 37/116»37/122




93
Bana tabi olman gerekmez miydi? Yoksa sen benim emrime karşı mı geldin?

7/104»7/156 - 19/51»19/53 - 23/45»23/49 - 25/35 - 26/10»26/48 - 28/30»28/35 - 37/116»37/122




94
Harun ise: Ey anamın oğlu dedi. Saçımı sakalımı çekiştirip durma! Gerçek şu ki ben senin, “Sözümü dinlemedin de İsrailoğullarının arasına ayrılık soktun" demenden endişe ettim.

7/104»7/156 - 19/51»19/53 - 23/45»23/49 - 25/35 - 26/10»26/48 - 28/30»28/35 - 37/116»37/122




95
#NAME?



96
O da: – Ben onların görmediği bazı şeyleri gördüm ve elçinin inanç sisteminden bir parçayı alıp attım, içimden böyle yapmak geldi, dedi.

7/104»7/156 - 19/51»19/53 - 23/45»23/49 - 25/35 - 26/10»26/48 - 28/30»28/35 - 37/116»37/122




97
Musa: – Defol git! Artık sen hayatın boyunca toplumdan dışlanacak ve yalnızlığa mahkûm olarak sapık inancınla baş başa kalacaksın. Bir de hiç kaçıp kurtulamayacağın bir azap seni bekliyor. Şimdi de ısrarla önünde saygıyla eğildiğin şu ilahına bir bak onu yakacağız sonra da küllerini denize savuracağız, dedi.

7/104»7/156 - 19/51»19/53 - 23/45»23/49 - 25/35 - 26/10»26/48 - 28/30»28/35 - 37/116»37/122




98
Şunu unutmayın ki sizin ilahınız ancak, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Zira O’nun bilgisi her şeyi kuşatmıştır.

2/163 - 3/64 - 17/23 - 17/39 - 28/38




99
İşte bu şekilde geçmişte yaşanan olayların bir kısmını sana aktarıyoruz zira katımızdan sana bir öğüt ve itibar kaynağı zikir verdik.

2/39 - 5/10 - 6/49 - 7/36 - 39/71




100
Kim bu uyarı dolu mesajdan yüz çevirirse iyi bilsin ki o, kıyamet günü büyük bir vebal yüklenecek.



101
Ve o yükün altından asla kalkamayacak. Kıyamet gününde, altında kalacakları yük ne berbat bir yüktür.

6/31 - 23/99»23/110 - 35/37 - 43/74»43/78




102
O gün sura üflenecek, işte o gün, suçluları gözleri gövermiş olarak bir araya toplarız.

18/99»18/100 - 23/101 - 27/87 - 36/51»36/52 - 39/71




103
Aralarında kısık seslerle birbirleriyle konuşarak: -Dünyada ancak on gün kadar kaldınız, derler.

10/45 - 23/112»23/114 - 30/55 - 46/35 - 79/46




104
Biz, onların neler konuştuklarını çok iyi biliriz. İçlerinden en akıllıları: Hayır olsa olsa bir gün kadar kaldınız, der.

10/45 - 23/112»23/114 - 30/55 - 46/35 - 79/46




105
Sana o gün dağların ne olacağını soruyorlar. De ki: -Rabbim onları toz duman edip savuracak.

18/47 - 20/105 - 20/107 - 52/10 - 56/4»56/6 - 69/14 - 70/9




106
Yerlerini de dümdüz, edip kuru bir toprak haline getirecektir.

18/47 - 20/106»20/107 - 52/10 - 56/4»56/6 - 69/14 - 70/9




107
Öyle ki orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin?

73/14 - 79/10 - 84/3 - 101/5




108
O gün insanlar toplanmak üzere çağrıldıklarında hiçbir yöne sapmadan çağırana uyacaklar ve Rahman’ın heybetinden sesler kısılacak, öyle ki fısıltıdan başka bir ses işitemeyeceksin.

14/42»14/43 - 50/41»50/42 - 54/6»54/8 - 70/43»70/44




109
O gün, Rahman’ın izin verdiği ve sözünden/iman ve ikrarından razı olduğu kimseden başkasına şefaat fayda vermeyecek.

10/3 - 19/85»19/87 - 21/26»21/28 - 34/23 - 43/86 - 53/26




110
Zira Allah, onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Fakat onların ilmi bunu kavrayamaz.

2/255 - 11/6 - 12/39 - 13/33 - 22/76




111
Ve o gün yüzler, hayatın kaynağı ve evrenin yöneticisinin huzurunda eğilmiştir. Zulüm yüklenen de gerçekten perişan olmuştur.

7/40 - 30/12»30/13 - 36/60»36/64 - 43/74»43/78 - 74/41»74/64




112
Fakat mümin olarak iyi ve güzel işler yapan ise ne haksızlığa uğramaktan korkacak ne de yaptığının karşılığını alamamaktan.

3/195 - 4/124 - 7/170 - 16/97 - 21/94 - 40/40




113
İşte biz bu vahyi böylece Arapça bir Kuran olarak indirdik. Belki korunurlar veya onlara yeni bir öğüt olur diye vereceğimiz cezaları tekrar tekrar ortaya koyduk.

13/37 - 14/4 - 19/97 - 26/192»26/196 - 39/27»39/28 - 41/3




114
Her şeye gerçek hükümran olan Allah, yücelerden yücedir. Kuran sana vahyolunurken vahiy tamamlanmadan önce herhangi bir konuda hüküm vermek için acele etme! Ve “Rabbim ilmimi artır!” de.

2/120 - 7/52 - 34/6 - 35/28




115
Andolsun ki biz daha önce, Adem’e ahdimizi bildirmiştik. Fakat onu unuttu biz onu emrimize uymada azimli bulmadık.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




116
Hani bir zamanlar meleklere: – Adem için secde edin/emrine amade olun, demiştik de onlar da hemen secde etmişlerdi/emrine girmişlerdi. Fakat İblis ise secde etmedi, ayak diredi.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




117
Biz de ona: Ey Adem! Bu senin ve eşinin düşmanıdır, sakın sizi bahçeden çıkarmasın, aksi halde perişan olursun, dedik.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




118
Oysaki bahçede ne aç kalırsın ne açıkta kalırsın.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




119
Ve orada ne susuzluk çekersin ne de sıcağa maruz kalırsın.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




120
Ne var ki Şeytan Allah’ın yaklaşmayın dediği kötülüğü/günahı işlemeleri için vesvese verdi eğer bunu yaparsanız birer melek/melik veya burada kalıcı olanlardan olursunuz.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




121
Nihayet her ikisi de şeytanın vesvesesine uyarak kötülüğü/günahı işlediler, yaptıklarının farkına varınca da yanlışlarını örtmeye başladılar.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




122
Adem Tövbe etti. Rabbi onu seçti ve onu doğru yola iletti.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




123
Ve her ikisine de: – Hepiniz, birbirinize düşman olarak inin oradan. Benim katımdan size bir doğru yol gösterici geldiğinde kim benim doğru yol kılavuzuma uyarsa o asla yolunu şaşırmayacak ve asla bedbaht olmayacak.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




124
Ama kim de benim uyarı dolu zikrimden/Kuran’dan yüz çevirirse, kesinlikle ona sıkıntılı bir hayat vardır ve biz onu kıyamet gününde mahşere kör olarak getiririz.

2/30»2/39 - 7/11»7/25 - 15/28»15/44 - 17/62»17/65 - 18/50 - 38/71»38/85




125
O der ki: – Rabbim niçin beni mahşere kör olarak getirdin? Oysa ben dünyada iken gören birisi idim

3/20 - 17/97 - 19/36 - 36/60»36/61 - 7/179 - 18/29 - 20/123»20/127




126
Allah: – Evet, bu iş böyle, zira bizim ayetlerimiz sana geldiğinde sen onları umursamamış/hafife almıştın. İşte bugün de sen kale alınmayacaksın ve umursanmayacaksın. Der.

7/51 - 9/67»9/69 - 59/19




127
Biz, haddi aşan ve Rablerinin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Hele ahiret azabı daha şiddetli olacaktır.

3/112 - 11/112 - 10/74 - 23/7 - [ayet]23/105-[/ayet]»23/106 - 6/110»6/111 - 10/94»10/97 - 63/3




128
Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önce yaşamış nice nesilleri helak etmiş olmamız onların akıllarını başlarına getirmedi mi? Elbette bunda aklıselim sahipleri için alınacak nice ibretler vardır.

10/13 - 14/44»14/45 - 22/42»22/44 - 38/12»38/14




129
Eğer Rabbinden daha önce konulmuş bir yasa ve belirlenmiş bir süre olmasaydı onların işi çoktan bitirilirdi.

16/61 - 18/58 - 29/53»29/54 - 35/37 - 35/45 - 42/14




130
Sen onların söylediklerine sabret, güneşin doğuşundan ve batışından önce (namazla) Rabbini överek onun yüceliğini dillendir, gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün iki ucunda da O’nun yüceliğini dillendir ki Rabbinin hoşnutluğuna eresin.

11/114 - 17/78 - 30/17»30/18 - 24/58 - 50/39




131
Onlardan bir kısmına sırf sınamak için verdiğimiz dünya hayatının aldatıcı görkemine gıpta etme zira Rabbinin sana verdiği nimetler daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

9/85 - 15/88 - 18/29 - 18/46




132
Ailene namaz kılmayı emret. Sen de onun üzerinde kararlı ol! Zira biz senden rızık istemiyoruz çünkü seni biz rızıklandırıyoruz. Mutlu son sakınan ve korunanlarındır.

6/14 - 11/6 - 28/83»28/84 - 29/60 - 51/57»51/58 - 67/21




133
Bir de kalkıp bize “Rabbinden bir ayet/belge getirmeli değil miydi?” diyorlar. Hâlbuki öncekilere dair Kuran’dan açık ayetler/belgeler onlara gelmedi mi?

10/20 - 13/7 - 17/59 - 29/50»29/51




134
Eğer biz onları, kitap göndermeden önce helak etmiş olsaydık kesinlikle şunu derlerdi: -Rabbimiz! Biz böyle rezil rüsva olmadan önce bize bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uysaydık olmaz mıydı diyeceklerdi.

6/130»6/131 - 9/115 - 17/15 - 28/59 - 39/71 - 67/6»67/11




135
De ki: -Herkes hak ettiği akıbeti beklemektedir, öyleyse siz de bekleyin. Yakın bir gelecekte kimlerin doğru yolun yolcusu olduğu ve umduklarına kavuşanların da kimler olduğunu öğreneceksiniz.

11/39 - 25/42 - 39/39»39/40 - 67/29 - 102/1»102/8

www.allahinhadisikuran.com - Kur'an - Allahın Hadisi