Kur'an - Allahın Hadisi logo

37. SAFFAT Suresi , Mekke'de Nazil Olan Bu Sure 182 Ayetten Oluşmaktadır.




1
Allah’ın emrine amade olarak saf saf duranlara...

37/164»37/166




2
Şeytanların vahye müdahalesine engel olanlara...

72/26»72/28




3
Uyarıcı ayetleri iletenlere and olsun ki.

35/31»35/32




4
Sizin İlahınız, kesinlikle tek bir İlahtır!

2/163 - 16/51




5
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve bütün doğuların da Rabbidir.

23/86 - 18/14 - 21/56




6
Şüphesiz biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

15/16 - 67/5




7
Ve orayı azgın ve isyankâr her şeytandan koruduk.

15/17»15/18




8
Onlar, meleklerin yüce meclisine kulak verip dinleyemezler ve yaklaşmak istediklerinde her yandan kovulurlar.

21/32




9
Oradan uzaklaştırılırlar ve onlar için sürekli bir azap vardır.

71/1»71/10




10
Ancak, onlardan biri oradan bir bilgi kırıntısı kapacak olursa yakıcı bir alev topu yetişip onu hemen yok eder.

26/210»26/212




11
Şimdi sor onlara: -Yaratılış bakımından onlar mı daha zor; yoksa bizim yarattığımız insanlar mı? Biz insanları yapışkan basit bir çamurdan yarattık.

40/57 - 51/27




12
Sen onların haline şaşırırken onlar seninle alay ediyorlar.

53/56»53/62




13
Kendilerine öğüt verildiğinde de o bilgiyle ilgilenmiyorlar.

6/70 - 50/45 - 51/55




14
Gerçeği söyleyen bir ayet gördüklerinde onu hafife alıyorlar.

16/103 - 21/3»21/5




15
Ve “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil!” diyorlar.

23/68»23/70 - 25/4»25/5




16
Biz ölüp, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?”

13/5 - 17/98 - 23/35»23/37




17
Ölmüş gitmiş atalarımız da mı? Diyorlar.

23/78»23/90




18
Onlara de ki: -Evet, hem de rezil rüsva bir halde!

36/51»36/67




19
Onun için çok şiddetli bir ses yeter! O da ne! İşte gerçeklerle yüz yüzeler!

6/31 - 50/19»50/35




20
– Yazıklar olsun bize, işte bu hesap gününün ta kendisi! Diyecekler.

6/38 - 18/49




21
Onlara, “Daha önce yalanlayıp hesaba katmadığınız ayırım günü işte bu!” diye seslenilecek.

56/41»56/42 - 64/9




22
(22-23) Ve meleklere şöyle seslenilecek: – Toplayın, şu ortak koşanları, onların yoldaşlarını ve Allah ile aralarına koyup kulluk ettiklerini ve hepsine cehennemin yolunu gösterin!

10/18 - 14/21»14/22 - 46/4»46/6




23
(22-23) Ve meleklere şöyle seslenilecek: – Toplayın, şu ortak koşanları, onların yoldaşlarını ve Allah ile aralarına koyup kulluk ettiklerini ve hepsine cehennemin yolunu gösterin!

10/18 - 14/21»14/22 - 46/4»46/6




24
Ama şimdilik durdurun onları, çünkü onlar önce sorgulanacaklar.

10/45 - 14/48»14/49 - 21/47




25
– Ne oldu size, neden birbirinize yardım edemiyorsunuz?

6/94 - 16/86»16/87 - 40/47»40/50




26
Ama hayır, artık onlar, bugün tam manasıyla teslim olmuşlardır.

2/166»2/167 - 23/99»23/108




27
Bu arada dönüp birbirlerini suçlayacaklar ve önderlerine:

38/55»38/64 - 41/29




28
– Siz bize hep sureti haktan görünerek yaklaşırdınız, diyecekler.

33/66»33/68 - 34/31»34/34




29
Diğerleri de; – Hayır, asıl siz bile bile inanmadınız...

7/35»7/40 - 14/21»14/22




30
– Ayrıca bizim sizin üzerinizde hiç bir yaptırım gücümüz yoktu. Bilakis siz ta baştan azgın ve isyankâr bir toplum idiniz.

26/91»26/104




31
– Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü gerçekleşti. Çaresi yok hep birlikte bu azabı çekeceğiz.

29/25




32
– Evet sizi azgınlığa teşvik ettik, çünkü biz de azgın kimseler idik.

40/47»40/50




33
Öyleyse bugün hepsi o azapta ortaktırlar.

43/36»43/44




34
İşte biz suçluları böyle cezalandıracağız.

4/147




35
Çünkü onlar, kendilerine: – Allah’tan başka ilah yoktur, denildiği zaman büyüklenirlerdi.

38/1»38/10




36
Ve deli bir şairin sözüne bakarak “İlahlarımızı terk mi edeceğiz?” derlerdi.

36/69»36/70




37
Oysa O, sadece hakkı/Kuran’ı getirmiş ve önceki elçileri de doğrulamıştı.

5/48 - 12/111




38
Şimdi siz bu acı veren azabı çekeceksiniz.

7/53 - 35/37




39
Bilin ki bu azap ancak yaptıklarınızın karşılığıdır.

18/49 - 27/90




40
Ancak dini Allah’a has kılan kullar hariç.

15/40 - 38/83




41
İşte bunlar için belirlenmiş rızıklar vardır.

39/73»39/74




42
Kendilerine çeşit çeşit meyveler ikram olunacaktır.

43/67»43/73




43
Nimetlerle dolu cennetlerde.

47/15




44
Tahtların üzerine karşılıklı oturacaklar.

36/55»36/59




45
Etraflarında berrak bir kaynaktan doldurulmuş kâseler dolaştırılacak.

15/45




46
Bembeyaz ve içenlere zevk veren içeceklerle dolu kâseler.

32/17 - 56/17»56/40




47
O içecekler ne baş ağrıtır ne de sarhoş eder.



48
Yanlarında başkasına bakmayan olacak.

2/25 - 4/57




49
Sanki gün yüzü görmemiş deve kuşu yumurtası gibi bembeyaz.

55/46»55/76




50
Öte yandan bunlar cennette karşılıklı oturup sohbet ederken.

36/55»36/60




51
İçlerinden biri: – Bir zamanlar benim bir yakın arkadaşım vardı, der.

18/32»18/45




52
Bana derdi ki: – Sen gerçekten yeniden dirilişi tasdik mi ediyorsun?

24/51 - 75/31




53
Şimdi biz ölüp, toprağa karışıp kemik yığına haline geldikten sonra tekrar diriltilip hesaba çekileceğiz öyle mi?

19/66 - 45/23»45/24




54
Öteki: – Şimdi onun ne durumda olduğunu bilmek ister misin? Der.

7/50»7/54




55
Cehenneme şöyle bir bakar ki onun ateşin tam ortasında olduğunu görür.

57/12»57/15




56
– Aman Allah’ım! Az kalsın sen, neredeyse beni de mahvedecektin! Der.

25/11»25/30




57
– Eğer Rabbimin hidayeti olan, Kuran nimeti olmasaydı, az kalsın ben de cehenneme atılanlardan olacaktım.

6/156»6/159 - 20/133»20/134




58
Artık biz bir daha ölmeyeceğiz değil mi?

40/10»40/20




59
– Önceki ölümümüzden başka. Artık biz azap da görmeyeceğiz değil mi?

64/8»64/9




60
İşte budur muhteşem zafer!

20/75»20/76




61
Çalışacaklar, böyle bir zafer için çalışıp didinsinler.

3/190»3/195 - 77/41»77/44




62
Söyleyin bakalım böyle bir nimetle ağırlanmak mı iyidir yoksa zakkum ağacı mı?

44/43»44/46




63
Biz, zakkumu yanlışta ısrar eden zalimler için sınama vesilesi yaptık.

56/51»56/56




64
O ağaç, cehennemin dibinden çıkar.

44/43»44/46 - 56/51»56/56




65
Tomurcukları şeytanların başları gibi çirkindir.

44/43»44/46 - 56/51»56/56




66
İşte onlar, bu zakkumdan yiyecek ve karınlarını onunla dolduracaklar.

44/43»44/46 - 56/51»56/56




67
Bunun üzerine bağırsakları yakan kaynar su içecekler.

44/43»44/46 - 56/51»56/56




68
Onların dönüp dolaşıp gelecekleri yer işte böyle bir cehennemdir.

55/43»55/44




69
Çünkü onlar, sapkın atalarının başlarına sardığı geleneğe uydular.

2/170»2/171




70
Ve onların izinden akılsızca gidiyorlardı.

7/28 - 10/78




71
And olsun ki onlardan öncekilerin çoğu da doğru yoldan sapmıştı.

10/13




72
Biz de onlara uyarıcılar göndermiştik.

16/36 - 35/24




73
Uyarılan fakat uyarılara kulak vermeyenlerin sonu nasıl oldu bir bak!

39/71 - 67/6»67/12




74
Kurtulanlar yalnızca dini Allah��a has kılan kullar oldu.

39/11»39/15




75
And olsun ki vaktiyle Nuh, bizden imdat dilemiş biz de ona ne güzel karşılık vermiştik.

23/25»23/26




76
Onu ailesini ve ona uyanları da, o büyük felaketten kurtarmıştık.

11/21»11/28




77
Böylece onun soyunu da devam ettirdik.

7/59»7/64




78
(78-79) Biz onun gelecekte bütün toplumlar içinde “Selam olsun Nuh’a!” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




79
(78-79) Biz onun gelecekte bütün toplumlar içinde “Selam olsun Nuh’a!” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




80
İşte biz iyi ve güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

29/7 - 16/97




81
Çünkü O, bizim yürekten inanıp güvenen mümin kulumuzdu.

10/71»10/73




82
Diğerlerini ise suda boğmuştuk.

21/76»21/77




83
Şüphesiz İbrahim de Nuh’un yolunu izleyen biriydi.

19/58 - 42/13




84
Nitekim O, Rabbine tertemiz bir kalp ile yönelmişti.

26/69»26/89




85
Bir gün babasına ve kavmine şöyle demişti: – Siz, nelere kulluk ediyorsunuz böyle?

6/74»6/84




86
Allah ile aranıza koyup uydurma ilahlara kulluk mu etmek istiyorsunuz?

21/52»21/68




87
Peki âlemlerin Rabbi hakkındaki düşünceniz nedir?

7/191»7/195




88
Nihayet İbrahim kafasında bir şey tasarladı.

21/52»21/68




89
Ve “Ben hastayım” dedi.

6/74»6/84




90
Bunun üzerine onu orada bırakıp gittiler.

21/52»21/68




91
Ve İbrahim, onların putlaştırdığı ilahlarıyla baş başa kaldı onlara: -Buyursanıza niçin yemiyorsunuz? Dedi.

21/52»21/68




92
– Ne oldu size niye konuşmuyorsunuz?

21/52»21/68




93
Sonra, hiddetle üzerlerine sağ eliyle bir darbe indirdi.

21/52»21/68




94
Bunu duyan halk telaş ve hışımla koşarak ona geldiler.

21/52»21/68




95
İbrahim, onlara: – Elinizle yonttuğunuz bu şeylere niye kulluk ediyorsunuz? Dedi.

21/52»21/68




96
Oysa sizi de yonttuklarınızı da yaratan Allah’tır.

21/52»21/68




97
Bunun üzerine: – İbrahim’i yakmak için bir bina yapın ve onu ateşin içine atın! Dediler.

21/52»21/68




98
Onlar İbrahim’e tuzak kurmak istediler ama biz de tuzaklarını bozup onları perişan ettik.

21/52»21/68




99
Sonunda İbrahim: – Ben, Rabbime kulluk edebileceğim bir yere gideceğim. O bana mutlaka bir yol gösterecektir, dedi.

43/26»43/28




100
Ve “Rabbim, bana iyilerden bir evlat bağışla.

11/69»11/72




101
Biz de ona yumuşak huylu, ağır başlı bir oğul vereceğimizi müjdeledik.

19/46»19/49




102
Çocuk, onun çaba ve tasasına ortak olacak yaşa gelince, ona dedi ki; – Yavrucuğum, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum, bir düşün ne dersin bu işe? Çocuk; – Babacığım, sen sana emrolunanı yap! Dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!

2/112»2/136




103
Sonunda her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırınca.

21/35




104
Biz: Ey İbrahim! Diye seslendik.

2/124




105
– Sen rüyanın gereğini yerine getirdin. İşte biz teslimiyet gösterenleri böyle ödüllendiririz.

2/177




106
Gerçekten bu, apaçık ve zor bir sınavdı.

29/2




107
Biz ona çocuğun yerine fidye olarak büyük bir kurban kesmesini emrettik.

22/26»22/30




108
(108-109) Biz onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İbrahim’e!” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




109
(108-109) Biz onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İbrahim’e!” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




110
İşte biz, görevini samimiyetle yerine getirenleri böyle ödüllendiririz.

29/7 - 16/97




111
Çünkü o, inanıp güvenen mümin kullarımızdan biri idi.

6/74»6/84




112
Ardından ona salihlerden bir nebi olacak olan İshak’ı müjdeledik.

11/69»11/72




113
Onu da İshak’ı da soyunu da bereketlendirdik. Ama her ikisinin soyundan iyi insanlar çıktığı gibi onların mirasına ihanet edenler de çıkmıştır.

35/32




114
Biz Musa ve Harun’a da nübüvvet vererek ikramda bulunmuştuk.

6/84»6/90




115
Onları ve kavimlerini büyük bir felaketten kurtarmıştık.

10/88»10/92




116
Onlara öyle bir yardım etmiştik ki sonunda galip gelen onlar oldu.

10/88»10/92




117
Biz onlara hakikati apaçık ortaya koyan o kitabı vermiştik.

14/5




118
Böylece onlara dosdoğru yolu göstermiştik.

2/120 - 16/9




119
(119-120) Biz onların ikisini de sonraki nesiller arasında “Selam olsun Musa ve Harun’a” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




120
(119-120) Biz onların ikisini de sonraki nesiller arasında “Selam olsun Musa ve Harun’a” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




121
İşte biz görevini samimiyetle yerine getirenleri böyle ödüllendiririz.

29/7 - 16/97




122
Çünkü ikisi de inanıp güvenen mümin kullarımızdan idi.

2/177




123
Hiç kuşku yok ki İlyas da elçilerden biri idi.

6/84»6/90




124
O, halkına şöyle demişti: – Hiç Allah’tan kokmuyor musunuz?

30/31 - 33/39




125
(125-126) Yaratıcıların en mükemmeli olan, sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah’ı bırakıp Ba’lin putlarına mı yalvarıyorsunuz.

2/255




126
(125-126) Yaratıcıların en mükemmeli olan, sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah’ı bırakıp Ba’lin putlarına mı yalvarıyorsunuz.

2/255




127
Sonunda onu yalanladılar, bu yüzden onlar, elbette huzurda yargılanıp azaba çarptırılacaklar.

30/12»30/16 - 39/71




128
Yalnız dini Allah’a has kılanlar bunun dışında olacak.

6/162




129
(129-130) Biz de onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İlyas’a!” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




130
(129-130) Biz de onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İlyas’a!” diye anılmasını sağladık.

27/59 - 37/181




131
Biz görevini güzel bir şekilde yerine getirenleri işte böyle ödüllendiririz.

3/195




132
Çünkü o, inanıp güvenen mümin kullarımızdan biri idi.

3/133»3/136




133
Kuşkusuz ki Lut da gönderilmiş elçilerdendi.

7/80»7/84




134
Vaktiyle biz onu ve ailesini kurtarmıştık.

11/77»11/83




135
Ancak ihtiyar hanımı geride kalıp helak olanlardan oldu.

7/83 - 15/60




136
Ardından da diğerlerini yerle bir etmiştik.

51/31»51/37




137
(137-138) Siz de sabah akşam onların yaşadıkları yerden gelip geçmektesiniz. Hiç mi düşünüp ibret almıyorsunuz?

15/57»15/77




138
(137-138) Siz de sabah akşam onların yaşadıkları yerden gelip geçmektesiniz. Hiç mi düşünüp ibret almıyorsunuz?

15/57»15/77




139
Şüphesiz Yunus da gönderilmiş elçilerdendi.

21/87»21/88




140
Vaktiyle kaçak bir köle gibi dolu gemiye binmişti.

54/48»54/50




141
Derken yolcular arasında kura çekilmiş ve Yunus kaybedenlerden olmuştu.

10/98




142
O kendisini kınayıp dururken bir balık onu yutuverdi.

37/139»37/147 - 54/48»54/50




143
Eğer o, Allah’ı tespih edip tövbe edenlerden olmasaydı.

37/139»37/147 - 54/48»54/50




144
Yeniden diriliş gününe kadar balığın karnında kalacaktı.

37/139»37/147 - 54/48»54/50




145
Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile attık.

37/139»37/147 - 54/48»54/50




146
Ve üzerine de gölge etmesi için kabak türü geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.

37/139»37/147 - 54/48»54/50




147
Nihayet onu nüfusu yüz bin kişiden fazla bir topluma elçi olarak yeniden görevlendirdik.

37/139»37/147 - 54/48»54/50




148
Bu sefer Yunus’a iman ettiler, biz de onları belirli bir süreye kadar dünya nimetlerinden faydalandırdık.

10/98




149
Şimdi sor onlara, kızlar Rabbinin de, oğlanlar onlarınmış öyle mi?

16/57»16/60




150
Yoksa biz melekleri kızlar olarak yaratmışız da onlar buna şahit mi olmuşlar?

43/18»43/19




151
(151-152) İyi bilin ki, “Allah çocuk sahibi oldu” demeleri onların uydurduğu iftiralardan biridir. Onlar düpedüz yalan söylemektedirler.

19/88»19/93




152
(151-152) İyi bilin ki, “Allah çocuk sahibi oldu” demeleri onların uydurduğu iftiralardan biridir. Onlar düpedüz yalan söylemektedirler.

19/88»19/93




153
Allah, kızları oğlanlara tercih etmiş öyle mi?

16/57»16/60 - 19/88»19/89




154
Ne oluyor size? Nasıl böyle hükümler veriyorsunuz?

10/35




155
Bunun ne büyük bir iftira olduğunu hiç düşünmüyor musunuz?

10/17 - 11/18»11/19




156
Yoksa elinizde bunu ispatlayacak apaçık belge mi var?

21/24 - 47/14




157
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin de görelim.

28/49»28/50




158
Tutmuşlar bir de Allah ile görünmeyen varlıklar arasında bir soy bağı olduğunu ileri sürüyorlar. Oysa böyle bir iddiada bulunanların cezalandırılacağını o görünmeyen varlıklar da çok iyi biliyorlar.

6/130 - 51/56




159
Allah, onların attıkları bütün iftiralardan uzaktır ve yücedir.

59/22»59/24




160
Yalnız dini Allah’a has kılan kullar cezalandırılmayacak.

21/101»21/103




161
Siz ve kulluk ettikleriniz.

15/39»15/42 - 38/82»38/83




162
(162-163) Kendi ayaklarıyla cehenneme koşanların dışında hiç kimseyi yoldan çıkaramazsınız.

15/39»15/42 - 38/82»38/83




163
(162-163) Kendi ayaklarıyla cehenneme koşanların dışında hiç kimseyi yoldan çıkaramazsınız.

15/39»15/42 - 38/82»38/83




164
(Oysa o melekler şöyle der) - Bizim her birimizin Allah katında belli bir makamı ve yeri vardır.

13/11 - 33/43




165
Evet biz saf saf durup O’ndan ferman bekleyenleriz.

37/1




166
Ve biz Allah’ın emrinden çıkmayan kimseleriz.

21/26»21/29




167
Hâlbuki onlar, şöyle diyorlardı:

6/157»6/158




168
– Eğer bizim elimizde öncekilere verilen vahiyler olsaydı.

20/133»20/134




169
Kesinlikle dini Allah’a has kılan kullar olurduk.

5/19




170
Şimdi ise kendilerine gelen bu vahye Kuran’a inanmadılar. Ama yakında gerçeği öğrenecekler.

35/42




171
And olsun ki bizim elçi olarak gönderdiğimiz kullarımıza şu kelime yazılmıştır.

3/81




172
Onlara mutlaka yardım edilecek.

30/47




173
Bizim ordumuz mutlaka galip gelecektir.

10/103




174
Öyleyse sen bir süre onlardan yüz çevir!

53/29




175
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini.

6/158




176
Şimdi onlar bizim azabımızın acele gelmesini mi istiyorlar?

6/58




177
Şunu iyi bilsinler ki bir sabah azap onların yurtlarına çökünce, uyarıldıkları halde yola gelmeyenlerin sabahları çok korkunç olacak.

10/13 - 11/81




178
Evet sen bir süreliğine onlardan uzaklaş.

39/39»39/40




179
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini.

6/158 - 67/29




180
Hiç kuşkun olmasın ki izzet ve kudret sahibi olan senin Rabbin onların tüm iftiralarından münezzehtir ve yüceler yücesidir.

59/22»59/24




181
Gönderilen bütün elçilere selam olsun!

27/59




182
Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd/övgüler olsun.

17/111 - 34/1 - 35/1

www.allahinhadisikuran.com - Kur'an - Allahın Hadisi