Kur'an - Allahın Hadisi logo

54. KAMER Suresi , Mekke'de Nazil Olan Bu Sure 55 Ayetten Oluşmaktadır.




1
O saat bu dünyanın sonu gelip ay yarılıp/bütün gerçekler ortaya çıktığında.

21/97




2
Ne var ki onlar bir ayet/mucize görseler bile yine kabul etmezler ve “Bu süre gelen bir sihirdir,” derler.

22/1»22/2




3
Onlar arzu ve heveslerine uydukları için kendilerine gelmiş hakikat karşısında yalana sarıldılar ama her işin gerçeği sonunda ortaya çıkar.

25/43 - 45/23




4
Andolsun ki onlara, kendilerini küfür ve isyandan alıkoyacak nice mühim haberler.

18/55»18/56 - 35/42




5
Son derece hikmetli öğütler ve uyarılarla dolu Kuran geldi ama gel gör ki bunca uyarının hiçbir faydası olmadı.

31/1»31/22




6
Artık sen de onlardan yüz çevir. Gün gelecek o çağırıcı, onları hiç hoşlanmayacakları bir şeye çağıracak.

20/108 - 50/41»50/42




7
O gün herkes korkudan gözleri yerinden fırlamış olarak kabirlerinden çıkacak ve çekirge sürüsü gibi etrafa dağılacaklar.

42/45




8
Yine o gün çağırıcıya doğru panik içinde koşacaklar ve kâfirler; “Bu ne felaket bir gün böyle!" diyecekler.

36/51»36/52




9
Evet onlardan önce de Nuh kavmi de yalana sarılmış ve kulumuz Nuh’u yalancılıkla suçlayıp; "O delinin biri" diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.

23/23»23/26




10
Nuh da; "Rabbim ben yenik düştüm sen bana yardım et!" diye Rabbine yalvard��.

23/26 - 37/75




11
Bunun üzerine biz de göğün kapılarını açtık ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağdırdık.

11/25»11/49




12
Yerden de sular fışkırttık. Nihayet sular takdir olunan işi gerçekleştirmek üzere birleşip tufana dönüştü.

7/59»7/64




13
Biz Nuh’u birbirine kenetli tahta levhalardan yapılmış gemiye bindirdik.

10/71»10/73




14
Gemi de bizim gözetimimiz altında yüzdü durdu. Bu, kendisine nankörlük edilen Nuh’a verilmiş bir ödüldü.

37/75»37/80




15
Andolsun ki biz o gemiyi tufanın bir nişanesi olarak bıraktık. Hani var mı düşünüp ibret alan?

11/120 - 12/111




16
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım gördünüz mü?

30/9 - 40/82




17
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret alınsın diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?

10/57 - 18/54




18
Ad kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlamışlardı. Ama bakın nasılmış benim azabım ve uyarılarım?

7/65»7/71




19
Biz de onların üzerine kapkara bir günde şiddetli ve sürekli bir kasırga gönderdik.

41/15»41/16




20
İnsanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.

46/21»46/25




21
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım gördünüz mü?

51/41»51/42




22
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret alınsın diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?

6/97




23
Semûd kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlamış ve uyarılarıma kulak asmamıştı.

7/73»7/79




24
Bizden herhangi bir farkı olmayan bu beşere mi uyacağız. İşte biz asıl o zaman sapıtmış ve delilik etmiş oluruz, dediler.

11/61»11/68




25
Hem bu vahiy içimizden bula bula bunu mu bulmuş. Hayır, aslında o küstah bir yalancı.

38/8 - 43/31




26
Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar!

67/29




27
Biz de onları sınamak için şu dişi deveyi gönderiyoruz: -Sen onların ne yapacağını gözet ve sabret!

26/155




28
Onlara şunu haber ver: -Su sizinle deve arasında taksim edilmiştir, sudan herkes sırası gelince yararlanacaktır.

91/13




29
Onlar adamlarını çağırdılar. Çetenin elebaşı eline bıçağı alıp deveyi vahşice kesti.

17/59




30
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım gördüler!

26/141»26/158




31
Biz onlara korkunç gürültülü bir depremi musallat ettik sonunda hepsi hayvan ağılındaki otlar gibi ezilip gitti.

27/45»27/53




32
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret alınsın diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?

3/138




33
Lut’un kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlayıp uyarılara kulak asmamıştı.

7/80»7/84




34
Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Fakat Lut’un ailesini de bir seher vakti kurtarmıştık.

11/81»11/83




35
Katımızdan bir nimet olarak. Şükredenleri biz işte böyle ödüllendiririz.

10/103




36
Lut, bizim şiddetli bir şekilde cezalandıracağımız hususunda onları uyarmıştı. Ama onlar, uyarıları şüphe ile karşıladılar ve dikkate almadılar.

7/179




37
Üstelik onlar, Lut’un misafirleriyle ilişkiye girmek için ona baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini kör ettik/idrak ve bilinçlerini kapattık. Madem öyle tadın bakalım benim azabım ve uyarılarım neymiş!

29/28»29/29




38
Bir gün sabah erkenden önlenemez bir azap tepelerine çöküverdi.

15/59»15/75




39
– Tadın bakalım benim azabımı ve tehdidim nasılmış!

26/160»26/166




40
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret olsun diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?

6/116




41
Vaktiyle Firavun hanedanına da uyarıcılar gelmişti.

79/15»79/26




42
Fakat onlar tüm ayetlerimizi/mucizelerimizi yalanladılar. Biz de onları gücümüz ve kudretimize yakışır bir şekilde cezalandırdık.

43/46»43/52




43
Şimdi sizin bu kâfirleriniz, onlardan daha mı değerli? Yoksa silinmez sahifelerde size dokunulmayacağına dair bir beraat mı var?

7/169




44
Yoksa onlar: “Biz, birbirine kenetlenmiş örgütlü ve sağlam bir gücüz, bizi kimse yenemez” mi diyorlar?

23/53»23/56




45
Bil ki bu topluluk yakında hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.

10/87»10/91




46
Fakat onların asıl cezalandırılacakları gün o saat bu dünyanın sonunun geldiği gündür. O saat ne dehşetli ve ne korkunçtur! Bir bilseler.

40/23»40/50




47
Şüphesiz suçlular sapkınlığa ve helake mahkûm olmuşlardır.

18/53




48
O gün yüzükoyun cehenneme sürülecekler ve kendilerine “Şimdi tadın bakalım yakıp kavuran cehennemin ateşinin dokunuşunu” denilecek.

17/97»17/98




49
Şüphesiz biz her şeyi bir kader/ölçü ve düzen dâhilinde yarattık.

15/21 - 55/1»55/16




50
Bizim yaratma emrimiz göz açıp kapamak gibi anlıktır.

6/47 - 43/66




51
Andolsun ki biz sizin benzeriniz nice toplulukları helak ettik. Hani var mı düşünüp ibret alan?

14/43»14/44 - 20/128




52
Onların yaptıkları her şey korunaklı sayfalarda kayıt altına alınmıştır.

50/16»50/17 - 58/6




53
Büyük olsun küçük olsun her şey satırlara yazılmıştır.

18/49 - 58/6




54
Allah’a karşı gelmekten sakınan muttakiler ise cennetlerde ve ırmakların kenarlarında olacaklar.

18/30»18/31




55
Sonsuz kudret ve hükümranlık sahibi Allah’ın katında en değerli ve en şerefli konuklar olarak ağırlanacaklar.

19/85 - 36/55»36/59

www.allahinhadisikuran.com - Kur'an - Allahın Hadisi