Kur'an - Allahın Hadisi logo

6. EN’ÂM Suresi , Mekke'de Nazil Olan Bu Sure 165 Ayetten Oluşmaktadır.




1
Bütün övgüler, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur (1). Böyleyken Allah’tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirler başkalarını Rablerine denk tutuyorlar (2).

11/2 - 17/111 - 18/1 - 34/1 - 226/98 - 34/33




2
Sizi balçıktan yaratan, sonra da bir ecel/süre tayin eden Allah’tır. O’nun katında belirlenmiş bir ecel/süre. Sonra diriliş hakkında şüphe içinde bocalıyorsunuz.

7/34 - 10/49 - 15/5 - 16/61 - 40/67




3
Zira O, göklerde de yerde de Allah’tır. O, sizin gizlinizi de aşikârınızı da bilir. Dahası ne kazanacağınızı da bilir.

11/5 - 14/2 - 67/13 - 2/284




4
Onlara, ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse, tek yaptıkları ayetlerden yüz çevirmektir.

18/57 - 32/22




5
İşte şimdi onlara Hakkın belgesi olan Kuran geldi, ama ona karşı hemen yalana sarıldılar. Hafife alıp, alay edip durdukları hakikatlerin haberleri kendilerine yakında gelecektir.

11/17 - 13/19 - 39/2 - 47/14




6
Onlar, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Oysa biz onları, sizi yerleştirmediğimiz verimli topraklara yerleştirmiş ve onların üzerine gökten bol bereketli yağmurlar indirmiş, ayaklarının altından nehirler akıtmıştık. Ne var ki onları günahları sebebiyle helak ettik, onlardan sonra başka nesiller var ettik.

10/13 - 30/9 - 40/82 - 47/10




7
Sana, bu vahyi kâğıtta yazılı bir metin halinde göndermiş olsaydık da buna elleriyle dokunsalardı bile (1) o kâfirler “Bu apaçık sihirden başka bir şey değildir” derlerdi(2).

11/93 - 227/13 - 28/36 - 38/4




8
Bir de “Sana bir melek indirilseydi ya.” derler. Eğer bir melek indirseydik, karar verilmiş olurdu da kendilerine fırsat verilmezdi.

6/158 - 15/7»15/8 - 17/95




9
Eğer onu bir melek de yapsaydık, yine onu bir adam şeklinde yapardık da şu anda düştükleri şaşkınlığa yine düşerlerdi.

6/50 - 17/95 - 43/60




10
Zaten senden önceki elçilerle de alay edilmişti ama onlarla alay edenleri, alay ettikleri hakikat çepeçevre kuşatmıştı.

13/32 - 15/11 - 21/36 - 21/41 - 30/60




11
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da hakikate karşı, yalana sarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!”

3/137 - 12/109 - 16/36 - 27/69 - 40/82




12
Yine de ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?”, “Zatına rahmeti ilke edinmiş olan Allah’ındır!” de. Andolsun ki geleceğinden şüphe olmayan, kıyamet gününde hepinizi bir araya toplayacaktır. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar bu gerçeğe Kuran’a iman etmezler.

6/20 - 12/103 - 13/1




13
Oysa gecenin ve gündüzün içinde bulunan her şey Allah a aittir. O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.

2/244 - 3/29 - 14/38 - 16/23 - 21/4




14
De ki: "Ben, gökleri ve yeri yoktan yaratan, (1) her canlıyı doyuran fakat kendisi doyurulmaya muhtaç olmayan Allah’tan başka birini mi veli/koruyucu edineyim?" (2) De ki: "Ben, Allah’a teslim olanların öncüsü olmakla ve sakın ortak koşan müşriklerden olma!" diye emrolundum (3).

13/191 - 6/73 - 16/17 - 22/257 - 3/68 - 7/196 - 42/9 - 36/163 - 10/72 - 27/91




15
De ki: "Eğer ben, Rabbimin emrine karşı gelirsem elbet korkunç bir günün azabından korkarım."

13/21 - 16/50 - 33/39 - 39/13




16
O gün, kim azaptan uzak tutulursa, Allah onu rahmetiyle korumuştur. İşte, apaçık kurtuluş budur.

9/20 - 10/103 - 61/10»61/11




17
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka kaldıracak yoktur. Yok, eğer sana bir hayır dilerse, O her şeye gücü yetendir.

6/63»6/64 - 10/107 - 16/53 - 16/54 - 39/38




18
Zira O’dur kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan, O’dur her şeyi yerli yerince yapan, her şeyden haberdar olan.

6/57 - 16/52 - 18/26 - 40/15




19
De ki: “Şahitlik olarak en büyük, en güvenilir kimdir?” Cevap ver; “Benimle sizin aranızda, Allah şahittir ve bu Kuran, bana kendisiyle sizi ve bu mesajın ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. Şimdi siz, Allah ile beraber başka ilahların olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” De ki; “Ben, buna asla şahitlik etmem!” ve de ki: “O, ancak tek bir ilahtır ve ben sizin şirk olarak yakıştırdığınız o şeylerden uzağım.”

3/18 - 3/52 - 4/79 - 5/117 - 13/43




20
Vaktiyle kendilerini, vahye muhatap kıldığımız kimseler bunu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar, işte onlar bu hakikate Kuran’a inanmayanlardır.

2/146 - 23/69 - 2/64 - 39/15




21
Kendi uydurduğu yalanı, Allah’a yakıştıran veya ayetleri karşısında yalana sarılandan daha zalim/sapkın kim vardır? Şu bir gerçek ki Allah’a iftira edenler asla iflah olmazlar.

6/135 - 10/17 - 12/23 - 39/24 - 62/5




22
O gün, onların hepsini bir araya toplayacağız; sonra da Allah’a şirk koşanlara diyeceğiz ki; iddia etmiş olduğunuz ortaklarınız nerede?

2/166»2/167 - 16/27 - 26/92»26/93 - 41/47




23
Sonra onların hilesi, “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki biz ortak/şirk koşanlardan değildik.” demekten başka bir şey olmayacaktır.

58/18




24
İşte bak! Kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve uydurdukları şeyler, kendilerini nasıl yüzüstü bırakıp uzaklaştı.

6/137 - 16/104»16/105 - 16/116 - 29/17




25
Onlardan kimileri de var ki sanki sana kulak veriyor. Onlar her türlü ayeti görseler bile ayetlerimize inanmazlar çünkü kalplerini bilgiye kapatmışlar ve kulakları ile duymak istemiyorlar. Bir de seninle tartışmak için derler ki: “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.”

8/31 - 16/24 - 46/17 - 83/14




26
Onlar hem başkalarını Kuran’dan engellerler hem de kendileri bundan mahrum kalırlar. Sonuçta kendilerini helak ederler de farkında olmazlar.

5/49 - 22/51 - 28/88 - 34/5 - 34/38




27
Ateşin başında durdurulduklarında, “Ah, keşke yeniden dünyaya döndürülsek de Rabbimizin ayetlerine karşı yalana sarılmasak ve müminlerden olsaydık” dediklerinde onların halini bir görmeliydin.

6/30 - 23/99»23/109 - 32/12 - 42/44»42/45




28
Hayır, onlara önceden gizli olan hakikat ortaya çıktı da ondan. Eğer yeniden dünyaya gönderilselerdi, yine yasaklanan şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar.

6/116 - 21/40 - 26/102 - 39/58»39/59




29
Zira onlar, “Hayatımız şu dünya hayatından ibarettir, bundan başka bir hayat yoktur. Biz tekrar diriltilecek de değiliz.” diyorlardı.

10/7 - 23/35 - 45/24 - 79/34»79/41




30
Rablerinin karşısında durdurulduklarında, Allah’ın onlara: “Şimdi bu gerçek değil miymiş?” dediğinde onların: “Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş.” dediklerini ve (Allah’ın da): “Gerçekleri örtbas ettiğiniz için tadın bakalım azabı.” dediği anı bir görsen!

6/93 - 32/12 - 34/31 - 50/23 - 69/13»69/20




31
Allah ile karşılaşmayı hesaba katmayanlar hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat, bu dünyanın sonu ansızın onların başına gelip çattığında, işledikleri günahları sırtlanmış bir halde “Yazıklar olsun bize ahireti hesaba katmadığımız için.” derler. Dikkat edin ne berbat şeyler yükleniyorlar öyle.

6/47»6/51 - 39/56 - 43/66 - 47/18 - 45/34»45/35




32
Dünya hayatı, oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise sorumlu davranıp korunanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

6/70 - 29/64 - 47/36 - 57/20 - 21/10




33
Onların söylediklerinin, seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Fakat onlar, seni yalanlamıyorlar, gerçekte o yanlışta ısrar eden zalimler bu Kuran’ın hak olduğunu bildikleri halde bile bile Allah’ın ayetlerine inanmıyorlar.

7/51 - 18/6 - 26/2 - 29/47




34
Unutma ki senden önceki elçiler de yalancılıkla suçlanmışlardı. Onlar bizim yardımımız gelene kadar sabrettiler. Zira Allah’ın yardım edeceğim diye yazdığı kelimelerini değiştirecek güç yoktur, elbette bu elçilerin haberlerinden bir kısmı sana geldi.

3/184 - 6/114»6/115 - 11/120 - 12/110 - 18/27




35
Şayet onların yüz çevirmeleri senin zoruna gidiyorsa, eğer yerin dibine doğru bir tünel kazmaya veya göğe merdiven dayamaya gücün yetiyorsa, onlara istedikleri ayeti/mucizeyi getirirsin. Şayet Allah, isteseydi hepsini hidayet/doğru yol üzerinde toplardı, sakın cahillerden olma!

6/109 - 7/132 - 17/59 - 29/50»29/51




36
Ancak gönülden kulak verenler daveti kabul ederler,(1) ölülere gelince, Allah onları diriltir sonra hesap vermek üzere Allah’a döndürülürler (2).

113/18 - 10/25 - 50/41 - 67/10 - 222/5»22/6 - 30/19 - 30/50 - 36/51»36/52 - 41/21 - 50/11




37
Onlar “Sana Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi” dediler. De ki; “Allah’ın her türlü mucize indirmeye elbette gücü yeter. Fakat onların çoğu bunun bilincinde değiller.”

10/20 - 13/27 - 20/133»20/134 - 40/78




38
Yeryüzündeki tüm canlılar ve kanat çırparak uçan bütün kuşlar sizin gibi birer topluluktur. Biz bu kitap Kuran’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda bir araya getirilecekler.

12/111 - 16/89




39
Bizim ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah sapmayı dileyenin sapkınlığını onaylar, dileyeni ise dosdoğru yoluna yöneltir.

23/66 - 40/63 - 45/8 - 46/26




40
De ki: “Hiç düşündünüz mü, eğer Allah’ın azabı sizi yakalasa veya o saat, bu dünyanın bozulma anı gelip çatsa, eğer iddianızda doğruysanız söyleyin Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?”

6/56 - 6/63 - 6/71 - 7/5 - 27/62 - 39/38




41
Hayır, sadece Allah’a yalvarırsınız. O da uygun görürse, kaldırılması için dua ettiğiniz belayı kaldırır da siz, ortak koştuğunuz şeyleri unutuverirsiniz.

6/17 - 10/107 - 16/52»16/56




42
Doğrusu biz, senden önce gelip geçen toplumlara da elçiler göndermiş, acziyetlerini itiraf edip yalvarsınlar diye onları şiddetli darlık ve sıkıntılara sokmuştuk.

20/133»20/134 - 30/47




43
Hiç olmazsa cezalandırmamız, kendilerine gelince acziyetlerini itiraf edip yalvarsalardı ya. Fakat onların kalpleri katılaşmıştı. Zira şeytan, yaptıklarını kendilerine güzel göstermişti.

7/94 - 6/122 - 16/63 - 23/75»23/76 - 27/24 - 57/16




44
Ve kendilerine yapılan bütün uyarıları kulak ardı ettiler. Biz de onlara bütün nimet kapılarını ardına kadar açtık ve sunulan nimetlerin hazzıyla şımarmış bir haldeyken, ansızın öyle bir cezalandırdık ki ümitsizlik girdabına düştüler.

11/10 - 16/112 - 23/64 - 33/67 - 34/34




45
Alemlerin rabbine/sahibine hamd/övgüler olsun ki, nankörlükte direnen toplumun kökü böylece kazınmıştı.

23/44 - 71/26»71/28




46
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah, kulaklarınızı sağır gözlerinizi de kör etse ve kalplerinizi de mühürlese, Allah’tan başka onları size geri getirecek bir ilah mı var?” İşte bak ayetlerimizi nasıl değişik şekillerde ortaya koyuyoruz. Yine de yüz çeviriyorlar.

6/50 - 13/16 - 40/58 - 7/101 - 40/35 - 63/3




47
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah’ın azabı, size ansızın veya açıktan açığa gelip çatsa, hiç yanlışta ısrar eden zalim bir halktan başkası mı helak edilir?”

6/6 - 6/131 - 10/13 - 47/10 - 14/14 - 26/227




48
Zira biz, elçileri yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Artık kim iman edip, durumunu düzeltirse onlara korku yoktur ve bunlar üzülmeyeceklerdir.

18/56 - 33/45 - 35/24 - 2/62 - 7/35 - 43/67»43/68




49
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlara gelince, Allah’ın yolundan çıkmalarından dolayı onlara azap dokunacaktır.

7/182 - 10/94 - 27/84 - 39/32 - 32/18»32/20




50
De ki: “Ben size, Allah’ın (Sevap ve nimet) hazinelerinin benim elimde olduğunu söylemiyorum. Gaybı da (Gelecekte neler olup biteceğini de) bilemem, ben size, ben meleğim/kralım da demiyorum. Ben, ancak bana vahyedilen Kuran’a uyuyorum.” De ki: “Hiç gerçeğe karşı kör olan ile onu gören bir olur mu? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?”

7/188 - 11/31 - 13/19 - 25/8 - 39/19 - 10/15 - 38/28




51
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları bu Kuran ile uyar ki, Onların orada herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçilerinin olmadığını anlasınlar. Belki sakınıp korunurlar. .

18/49 - 23/79 - 34/31 - 69/18 - 6/19 - 6/70 - 6/92 - 43/5 - 50/45 - 2/107 - 6/70 - 42/9 - 6/94 - 32/4 - 39/43»39/44 - 2/63 - 3/186 - 6/153 - 7/96




52
O’nun hoşnutluğunu arzulayarak, sabah akşam Rablerine yalvaranları huzurundan kovma! Zira ne onların hesabı sana düşer ne de senin hesabın onlara düşer. Bu takdirde onları kovarsan onlara haksızlık eden zalimlerden olursun.

11/29 - 18/28 - 26/114 - 10/41 - 2/120 - 2/145




53
Bu şekilde biz insanları birbirleriyle sınıyoruz ki; “Allah, aramızdan bula bula iyilik yapmak için bunları mı buldu?” desinler. Peki, Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir?

6/105 - 21/35 - 38/8 - 43/31 - 47/4 - 67/2




54
Ayetlerimize yürekten inanıp güvenenler sana geldiklerinde, onlara de ki: “Selamün Aleyküm size müjdeler olsun Rabbiniz zatına rahmeti ilke edindi. Artık kim bilmeden bir kötülük işler ve hemen ardından tövbe eder/yanlıştan döner ve kendini düzeltirse, şüphesiz O, eşsiz bir bağışlayıcı ve bitimsiz bir merhametin sahibidir.”

6/12 - 16/119 - 5/93 - 20/82 - 25/70»25/71




55
Böylece ayetlerimizi açık ve anlaşılır kılıyoruz ki günaha batmış olanların yolunun yanlışlığı açıkça belli olsun.

6/114 - 20/133»20/134




56
De ki: “Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınıza kulluk etmem bana yasaklandı” ve yine de ki; “Sizin uyduruk arzu ve heveslerinize de uyamam, bu takdirde sapıtmış olurum da doğruyu bulanlardan da olamam.”

6/71»6/72 - 7/37 - 28/50 - 40/20




57
Ve yine de ki: “Ben, Rabbimden gelen apaçık belgeye Kuran’a dayanmaktayım. Ve siz de bunu yalanlamış durumdasınız. Sizin acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde değil, hüküm yalnızca Allah’a aittir. Gerçek hükmü O verir, zira O hak ile batılın arasını ayıranların en iyisidir.”

11/17 - 11/63 - 47/14 - 21/24 - 18/26 - 22/56




58
De ki: ��Şayet sizin çabucak gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı, sizinle benim aramda iş bitirilmiş olurdu ama Allah, azabı hak eden zalimlerin kimler olduğunu en iyi bilendir.”

10/88 - 22/47 - 29/53




59
Çünkü gaybın/bilinmezlerin anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları, kendisinden başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olup biten her şeyi bilir. Düşen bir yaprak bile onun bilgisi dâhilindedir, yerin derinliklerinde kalmış bir tohum yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitapta/yasada mevcuttur.

6/50 - 7/188 - 10/61 - 31/16 - 34/3 - 27/65




60
O’dur geceleyin sizi vefat ettiren/sizdeki bilinci alan ve gündüzünde neler yapıp ettiğinizi bilen. Sonra belirlenen süreye kadar yaşamanız için sizi her sabah yeniden dirilten/bilincinizi size iade eden. Sonunda dönüşünüz O’nadır, ardından O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.

24/64 - 18/49 - 39/42 - 56/60 - 58/6




61
O’dur kulları üzerinde mutlak otorite olan. O size, sizi gözetecek yaptıklarınızı kaydeden (melekler) gönderir. Nihayet sizden birine ölüm geldiği zaman, elçilerimiz görevlerini eksiksiz yerine getirirler ve onu vefat ettirirler.

4/97 - 6/93 - 8/50 - 16/28»16/32 - 23/99 - 32/11 - 47/27




62
Sonra da gerçek mevlâları olan Allah’a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm yalnızca O’na aittir. O, hesap görenlerin en hızlısıdır.

2/286 - 8/40 - 10/30 - 24/39 - 40/17




63
De ki: “Eğer bizi kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden olacağız” diye içten bir yakarışla dua ettiğinizde, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kurtaran kimdir?

3/126 - 3/160 - 17/56»17/57 - 27/62 - 39/38




64
De ki: “Sizi ondan ve diğer bütün sıkıntılardan kurtaracak olan Allah’tır. Buna rağmen siz hala Allah’a şirk koşuyorsunuz.”

6/17 - 16/52»16/54 - 34/22 - 36/23




65
De ki: “Size üstünüzden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi gruplara ayırarak birbirinize düşürmeye kadir olan O’dur. İyice kavrasınlar diye ayetleri nasıl açık ve anlaşılır kıldığımıza bir bak!”

6/46 - 6/105 - 6/126 - 3/103 - 46/27




66
O hakkın kendisi olmasına rağmen, senin toplumun Kuran karşısında yalana sarıldılar. De ki: “Ben sizin vekiliniz/savunucunuz değilim.”

25/30 - 6/104 - 6/107 - 10/108 - 17/54 - 25/43 - 39/41




67
Her haberin gerçekleşeceği bir an vardır. İlerde anlayacaksınız.

15/3 - 20/135 - 29/66 - 38/88 - 67/17 - 67/29




68
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğün zaman, başka bir hadise/söze geçmedikleri sürece onların yanlarında oturma! Olur da şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık Allah’ın ayetlerini hafife alıp alay eden zalimlerle bir arada bulunma!

4/140




69
Gerçi sorumlu davrananlara, onların hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Fakat onlara da bir hatırlatma vardır, belki sakınıp korunurlar.

2/41 - 24/54 - 51/55 - 87/9»87/10




70

Dünya hayatının aldattığı, (1) böylece dinlerini oyun ve eğlence haline getirenleri kendi haline bırak (2) ve onlara Kuran’la şu gerçeği hatırlat: (3) “Her insan, kazandıkları ile rehin alınacak (4). Onun için Allah ile aralarına koyacakları herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçi olmayacak, (5) verilebilecek her fidyeyi verse bile ondan asla alınmayacak (6). İşte bunlar işledikleri yüzünden helake sürüklenmiş olacaklar, onlar ayetlerime inanmadıkları için içlerini yakıp kavuran bir su ve acıklı bir azap vardır.” (7)

131/33 - 35/5 - 45/35 - 53/29 - 27/51 - 57/20 - 36/19 - 21/45 - 42/7 - 50/45 - 452/21 - 53/39 - 74/38 - 52/107 - 10/18 - 32/4 - 42/9 - 610/54 - 13/18 - 70/11»70/15 - 723/105 - 27/84 - 40/63 - 41/15




71
De ki: "Allah, bize doğru yolu gösterdikten sonra, (1) Allah’tan başka bize yararı da zararı da dokunmayanlara mı yalvaralım (2). Tıpkı yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşırken, bize gel diyerek doğru yola davet eden arkadaşlarını bırakıp; (3) şeytanın ayartmalarına kanarak, uçuruma yuvarlanan kimse gibi mi olalım?" (4). De ki: “Tek doğru yol Allah’ın gösterdiği yoldur, biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.” (5)

12/120 - 16/9 - 4/115 - 210/18 - 22/12»22/13 - 36/23 - 312/108 - 41/33 - 42/15 - 414/22 - 34/20»34/21 - 36/60»36/64 - 52/130»2/131 - 10/72 - 27/91




72
Ve namazı hakkını vererek kılın ve O’na karşı sorumlu davranın. Zira huzurunda toplanacağınız O’dur.

23/2 - 20/132 - 6/51




73
Zira gökleri ve yeri gerçek bir amaç için yaratan O’dur (1) ve O, ol dediği an oluş sürecine girer. O’nun sözü/buyruğu mutlaka gerçekleşir, (2) sura üflendiği o günde de hükümranlık sadece O’nundur (3). O, idrak kapsamına giren ve girmeyen her şeyi bilendir. Çünkü her şeyi yerli yerince yapan ve her şeyden haberdar olan O’dur (4).

13/190»3/191 - 27/60 - 29/19»29/20 - 216/40 - 36/82 - 40/68 - 323/101 - 27/87 - 39/68 - 44/35 - 6/103 - 39/7




74
Hani İbrahim, babası Azer’e şöyle demişti: “Sen putları ilah olarak mı kabul ediyorsun? Ben, seni ve toplumunu apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum.”

21/51»21/70 - 26/69»26/77 - 37/83»37/109




75
İşte böylece biz, İbrahim’e imanı pekişip sağlamlaşsın diye göklerin ve yerin hükümranlık sistemini gösterdik/muhteşem nizamı kavramasını öğrettik.

2/124»2/134 - 3/65»3/68




76
Gecenin karanlığı üzerine bastırınca bir yıldız görmüş ve: “İşte benim Rabbim budur.” demişti. Fakat yıldız batınca: “Ben, batanları sevmem.” dedi.



77
Başka bir zaman Ay’ı doğarken görünce: “İşte budur benim Rabbim!” demişti. Fakat o da batınca: “Eğer Rabbim bana doğru yolu göstermezse, ben kesinlikle sapıtmış şu toplumdan biri olurdum.” dedi.

43/27




78
Sonra İbrahim doğmakta olan güneşi görünce: “İşte budur benim Rabbim, zira bu daha büyük ve daha parlak.” demiş, o da batınca: “Ey kavmim, ben sizin şirk/ortak koştuklarınızdan uzağım.”

26/75




79
“İşte şimdi ben bütün varlığımla, şirkten arınmış/Hanif olarak gökleri ve yeri eşsiz bir biçimde yaratan Allah’a yöneldim ve ben Allah’a ortak koşan müşriklerden değilim.” dedi.

2/135




80
Ve toplumu onunla tartışmaya girdi. İbrahim dedi ki: “O beni doğru yola iletmişken siz, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden hiç korkmuyorum. Rabbimin dilemesi dışında hiçbir şey gerçekleşmez. Zira Rabbim, sınırsız ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp aklınızı başınıza almayacak mısınız?”

7/52 - 21/24 - 33/39




81
“Hem siz, Allah’ın hakkında hiçbir bilgi ve belge indirmediği şeyleri, O’na şirk/ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden niye korkayım ki? Eğer biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisi korkudan emin olmaya daha layıktır?”

7/33 - 7/71 - 12/40 - 23/117 - 30/35




82
İman edenler ve imanlarına zulüm/şirk bulaştırmayanlar, işte korkudan emin olmak bunların hakkıdır. Ve doğru yolda olanlar da bunlardır.

4/115 - 31/2»31/5 - 31/13 - 28/50 - 47/25




83
İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim’e verdiğimiz ispat sistemimizdir. Zira biz seçtiğimiz kimseyi yüksek derecelere yüceltiriz. Şüphesiz ki Rabbin her şeyi yerli yerince yapandır ve her şeyi bilendir.

6/132 - 40/35 - 46/19




84
Biz İbrahim’e, İshak ve Yakub’u bahşettik ve onların her birine doğru yolu göstermiştik. Nitekim biz önce de Nuh’u ve onun soyundan gelen Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun’u da doğru yolu göstermiştik. İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz.

29/27 - 37/80 - 37/105 - 37/110 - 37/112 - 37/131 - 28/14 - 77/44




85
Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas, hepsi de iyi ve erdemli kişilerdendi.

7/157 - 7/199 - 9/112 - 11/116 - 40/51




86
İsmail, el-Yeseâ, Yunus ve Lut’u hepsini de bulundukları toplumlara üstün kıldık.

2/136 - 3/139 - 17/21 - 27/16




87
Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını seçmiştik ve doğru yola erdirmiştik.

2/129 - 22/75 - 3/39




88
İşte bu, Allah’ın rehberliğidir ki kullarından hak eden kimseyi bununla doğru yola ulaştırır. Eğer onlar, Allah’a şirk koşmuş olsalardı, yapmış oldukları her şey kesinlikle boşa giderdi.

23/51 - 39/23»39/65 - 40/54 - 46/12




89
İşte bunlar kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar bu vahye inanmazlarsa, biz de bunu inanacak başka bir topluma bu emaneti veririz.

3/81 - 4/163»4/165 - 29/27 - 42/13




90
İşte bütün bu kimseler, Allah’ın rehberlik ettiği kişilerdir. Öyleyse sen de onların yolunu izle ve de ki “Ben bu tebliğ için sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Zira bu Kuran, bütün toplumlara sadece bir uyarı ve öğüttür.”

1/5 - 6/71 - 19/58 - 23/72 - 25/57 - 48/8 - 74/31




91
Onlar, “Allah, hiçbir beşere hiçbir şey indirmemiştir” diyerek Allah’ı gereği gibi takdir edip tanıyamadılar.(1) Sor onlara “Musa’ya gelen, insanlık için bir rehber ve nur olan, kâğıtlara yazdığınız, böylece bir kısmını açıklayıp (2) (İşinize gelmediği için) çoğunu gizlediğiniz, (3) sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri kendisiyle öğretildiğiniz o kitabı kim indirdi?” “Allah!” de! Sonra bırak onları, boş laflarıyla oyalanıp dursunlar. (4)

122/74 - 39/67 - 24/115 - 23/49 - 47/25 - 33/187 - 5/15 - 5/44 - 415/3 - 43/89 - 67/29




92
İşte bu Kuran da hem önceki hakikatleri tasdik eden hem de anakent ve çevresindeki insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inanıp güvenenler, bu Kuran’a da inanıp güvenirler ki onlar namazlarında devamlılık gösterirler.

2/41 - 3/3 - 10/37 - 12/111




93
Kendi uydurduğu yalanı, Allah’a isnat edenden (1) veya kendisine hiçbir şey vahyedilmediği halde “Bana da vahiy geliyor” diyenden veya “Allah’ın indirdiği Kuran gibi ben de indiririm” diyenden daha büyük iftiracı kim vardır? (2) Bu zalimlerin, ölümün pençesinde acıyla kıvranırken meleklerin, canlarını almak için onlara ellerini uzatarak “Haydi elinizden geliyorsa kendinizi kurtarın bakalım, yalan yanlış şeyleri Allah’a isnat etmenizden ve O’nun ayetlerine karşı kibirli/umursamaz davranmanızdan dolayı bugün onursuzluk azabını tadın bakalım” dediklerinde onların durumunu bir görmeliydin. (3)

16/21 - 10/17 - 11/18»11/19 - 22/79 - 3/78 - 34/97 - 7/37 - 8/50 - 16/28 - 23/99




94
Dünya’ya ilk gelişinizde sizi yalnız yarattığımız gibi, işte huzurumuza da yapayalnız geldiniz ve size bağışladıklarımızın hepsini arkanızda bıraktınız. Size şefaatçi olacağını zannettiğiniz ve bunun için Allah ile aranıza koyduğunuz ortaklarınızı yanınızda göremiyoruz, aranızda kurmuş olduğunuz bağlar paramparça olmuş ve kurtaracağını zannettiğiniz o kimseler sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

7/53 - 18/49 - 19/80 - 19/95 - 26/92»26/98




95
Tohumu ve çekirdeği çatlatıp yeşerten, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran şüphesiz ki Allah’tır. İşte budur Allah! O halde size ne oluyor?

3/27 - 10/31 - 30/19 - 20/127 - 23/89




96
Karanlığı yararak sabahı ortaya çıkaran, (1) geceyi sükûnet/dinlenme vakti kılan, (2) güneşi ve ayı da zaman ölçüsü yapan O’dur. İşte bu, mutlak üstün olan ve her şeyi bilenin koymuş olduğu bir ölçüdür. (3)

174/34 - 113/1 - 210/67 - 25/47 - 27/86 - 40/61 - 78/9 - 32/189 - 10/5 - 17/12




97
Karanın ve denizin karanlıklarında, konumlarına bakarak yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O’dur. Doğrusu biz, bu ayetleri hakikati anlayabilen bir toplum için etraflıca açıkladık.

16/12 - 16/16 - 6/105 - 6/126 - 46/27




98
Yine O’dur, sizi tek bir özden/candan var eden. Geçici ve kalıcı hayat için yer tayin eden (1). Doğrusu biz, bu ayetleri kavrayabilen bir toplum için etraflıca açıkladık. (2)

14/1 - 11/6 - 7/189 - 31/28 - 39/6 - 77/20»77/26 - 22/230 - 10/5 - 41/3




99
O’dur, gökten yağmuru indiren. Bu yağmurla her türlü bitkiyi çıkardık, o bitkiden de yemyeşil ekin çıkarır da ondan da üst üste binmiş dizili taneler çıkarırız. Hurma ağacının tomurcuklarından da kolayca erişip koparılabilen salkım salkım hurmalar, yine birbirine renk ve tat olarak benzeyen ve benzemeyen nice üzüm bağları, zeytin ve nar ağaçları çıkarırız. Bu bitkiler hem oluşup gelişirken hem de olgunlaştığında meyvelerine ibret nazarıyla bir bakın. İşte bütün bunlarda, inanacak bir toplum için alınacak nice dersler vardır.

2/22 - 7/57 - 13/4 - 30/48 - 78/14»78/16




100
Allah’ın yarattığı görünmez varlıkları/cinleri O’na ortak koştular. Bilgisizce O’nun için oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Oysaki O, onların bu çirkin yakıştırmalarından münezzeh ve çok yücedir.

34/40»34/42 - 37/158 - 72/6




101
O, göklerin ve yerin örneksiz ve eşsiz yaratıcısıdır. O’nun hiç eşi olmadı ki nasıl çocuğu olsun? Kaldı ki her şeyi yaratan O’dur ve O, her şeyi bilendir.

36/83 - 42/11 - 112/2»112/3




102
Kendisinden başka ilah olmayan (1) ve her şeyin yaratıcısı olan işte bu Allah’tır, (2) sizin Rabbiniz. Öyleyse sadece O’na kulluk edin, (3) zira O’dur her şeye vekil olan/koruyup kollayan (4).

12/163 - 3/2 - 59/22 - 22/117 - 16/72 - 21/104 - 33/51 - 6/164 - 19/36 - 44/81 - 11/12 - 17/65 - 33/48




103
Hiçbir göz ve idrak O’nu kavrayıp kuşatamaz fakat O, bütün gözleri ve idrakleri kavrar ve kuşatır. O, latif/kavranamayan, sınırsız bilgisiyle her şeyi kuşatan ve her şeyden haberdar olandır.

3/180 - 6/73 - 11/111




104
Rabbinizden size basiret/bilinç kaynağı olan vahiy/Kuran gelmiştir. Kim bu vahyin gösterdiği yola girip gereğini yaparsa, bunun yararı kendisinedir; kim de körleşirse, bu da onun aleyhinedir. Zira ben, sizin koruyucunuz değilim.

6/50»6/51 - 13/19 - 22/46 - 27/81




105
Ayetlerimizi çok boyutlu ortaya koyuyoruz ki “Sen birilerinden ders almışsın.” desinler. Böylece biz, bu hakikati bilmek isteyen topluma açıklayalım.

6/156 - 16/103 - 29/48




106
Sen, Rabbinden sana vahyedilen/Kuran’a uy! O’ndan başka ilah yoktur. Müşriklerden de yüz çevir/onların eziyetlerine aldırma.

6/51 - 10/109 - 33/2 - 46/9




107
Eğer Allah, dileseydi onlar asla şirk koşamazlardı. Biz, seni onların başına bekçi kılmadık. Sen onlara vekil de değilsin.

2/119 - 4/80 - 6/104 - 10/41




108
Müşriklerin, Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardığı kimselere sövmeyin ki, onlar da bilmeden taşkınlık ve densizlikle Allah’a sövmesinler. İşte böylece her topluma yanlış inanç ve davranışları kendilerine güzel göründü. Sonuçta onlar, Rablerine dönecekler; Allah da onlara yaptıklarını bir bir haber verecek.

6/159 - 10/23 - 39/7 - 58/6




109
Onlar kendilerine bir mucize gösterilirse, O’na mutlaka iman edeceklerine var güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. De ki: “Mucizeler göndermek Allah’ın elindedir. Hem siz şunun farkında değil misiniz ki mucize gelse bile onlar da inanmazlardı.”

13/7 - 13/27 - 17/59 - 21/5»21/6 - 40/78




110
Biz de, onların kalplerini ve basiretlerini tersine çeviririz de ilk defa inanmadıkları gibi yine de inanmazlardı. Biz de onları, azgınlıkları içinde öylece bocalamaya terk ederiz.

7/101 - 15/3 - 18/55»18/59




111
Eğer Allah, onlara Melekleri indirmiş olsaydı, ölüler de onlarla konuşmuş olsaydı ve gerçeği ispat edecek her şeyi onların önüne sermiş olsaydı bile Allah dilemedikçe iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu bu ilahi yasayı bilmemektedirler.

6/109 - 10/99»10/100 - 13/31




112
Onlar birbirlerine insanları aldatmak için akıl çelici birtakım yaldızlı sözler fısıldamalarından dolayı görünür görünmez şeytanlar, her nebiye düşman oldular. Gerçi Rabbin seçme hakkı vermeseydi onu da yapamazlardı ya. Öyleyse onlardan ve uyduruk dinlerinden uzak dur!

4/60 - 4/120 - 14/12 - 14/22 - 16/63 - 27/24 - 47/24»47/25




113
Onların amacı da ahirete inanmayanların kalplerini o sözlere meylettirerek, ondan hoşnut olmalarını sağlamaktır ki böylece işledikleri günahları işlemeye devam etsinler.

10/7 - 16/22 - 27/4»27/5




114
Allah, size kitabı ayrıntılı olarak indirmişken (1)şimdi ben Allah’tan başka bir hakem mi arayayım? (2) Kendilerine kitap verdi��imiz kimseler, iyi bilirler ki bu Kuran, Rabbin tarafından indirilmiş hak/gerçeğin kendisidir. (3) Sen de sakın şüpheye düşenlerden olma! (4)

12/219 - 3/103 - 24/34 - 224/48 - 24/51 - 33/36 - 38/26 - 327/6 - 26/192»26/196 - 42/3 - 410/94 - 22/55 - 29/48




115
Zira Rabbinin kelimeleri doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun kelimelerini/hükümlerini değiştirebilecek bir güç yoktur. O’dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.

15/9 - 18/27 - 6/34 - 6/13




116
Eğer yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Zira onlar, temelsiz zan ve tahminden başka bir şeyin peşine düşmezler ve onlar sadece yalan uydururlar/düşüncesizce hareket ederler.

5/49 - 7/179 - 12/103 - 12/106 - 13/1 - 16/83




117
Hiç şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanın kim olduğunu en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

28/69 - 28/85 - 67/13 - 68/7




118
Eğer Allah’ın ayetlerine inanıp güveniyorsanız, üzerine Allah’ın adının anıldığı hayvanlardan yiyin.

16/5»16/6 - 22/30 - 36/72»36/73 - 40/79




119
Mecbur kaldığınız durumlar dışında, size nelerin haram kılındığı detaylı bir şekilde açıklanmışken siz neden Allah’ın adının anıldığı hayvanlardan yemiyorsunuz? Fakat insanların birçoğu, hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi arzu ve hevesleriyle bu konularda insanları saptırırlar ama Rabbin haddini aşanları (Haram ve helal koyma yetkisini kendinde bulanları) çok iyi bilendir.

5/1 - 5/3 - 6/145 - 16/116




120
Günahın açığını da gizlisini de terk edin. Zira günah işleyenler, zamanı geldiğinde günahlarının cezasını çekecekler.

4/108 - 6/151 - 7/33




121
Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilmiş hayvanlardan yemeyin. İşte bu, emre isyandır. Zira şeytanlaşmış insanlar, kendi dostlarına, sizinle uğraşıp ikna etmeleri için telkinde bulunurlar. Onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz.

2/173 - 6/138 - 6/145 - 16/115 - 22/34




122
Hiç ölü iken (Vahiy ve imanla) hayat verdiğimiz, insanlar arasında yolunu bulması için yürüyeceği bir ışık/vahiy bahşettiğimiz kimsenin durumu, içinden çıkamayacağı karanlıklara gömülmüş kişi gibi olur mu? (1) Gel gör ki gerçeği örtbas eden kâfirlere yaptıkları güzel görünüyor.(2)

16/39 - 20/126 - 39/71 - 67/9»ayet]67/10[/ayet] - 213/33 - 16/63 - 47/14




123
Ve böylece, her memlekette oranın günahkâr ileri gelen büyükleri orada entrikalarla iş başına gelirler, yaptıkları hile ve tuzakları kendi başlarına geçer de bunun farkında olmazlar.

8/30 - 17/16 - 21/70 - 27/48»27/51 - 52/42




124
Onlara herhangi bir ayet geldiğinde; “Allah’ın daha önceki elçilerine verilen bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Oysa Allah, elçilik görevini nasıl yaptıracağını en iyi kendisi bilir. Suç ve günah bataklığına batmış olanlar, kurdukları hile ve entrikalarından dolayı Allah katından bir aşağılanmaya ve şiddetli bir azaba uğrayacaklar.

21/5»21/6 - 28/48 - 41/45 - 46/10




125
Kim Allah’ın doğru yoluna girmek isterse, Allah, onun göğsünü İslam’a açar. Kimin de sapkınlığını onaylarsa, sanki göğe yükseliyormuş gibi göğsünü daraltır. Allah, iman etmeyenleri pislik içinde bırakır.

8/55 - 39/22 - 10/100




126
İşte bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Andolsun ki öğüt almak isteyen toplum için ayetleri ayrıntılı olarak açıklamışızdır.

6/105 - 6/153 - 24/34 - 46/27




127
Bunlar için, Rableri katında selamet mutluluk ve barış yurdu vardır. Yaptıklarından dolayı Allah, bunların velisidir/koruyup kollayanıdır.

2/107 - 7/196 - 42/10 - 45/19




128
O gün O, onların hepsini bir araya toplayacak ve onlara diyecek ki: “Ey görünmez cin şeytanlar topluluğu, siz insanların çoğunu yoldan çıkarmak için her şeyi kullandınız.” Bunun üzerine onların yandaşları olan insanlar da: “Rabbimiz, biz birbirimizden istifade ettik/iş birliği yaptık ve nihayet bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik.” derler. Allah da buyurur: “Allah, sizin oradan çıkmanızı dilemedikçe, içinde yerleşip kalacağınız yer ateştir. Zira senin Rabbin, her şeyi yerli yerince yapan ve her şeyi bilendir.”

26/92»26/103 - 34/20»34/21 - 36/60»36/67 - 23/106»23/107




129
İşte böylece, şeytanlarla iş birliği yapan zalimler, işledikleri sebebiyle birbirlerinin ayartıcı dostları olurlar.

8/73 - 35/40 - 45/19




130
“Ey görünür görünmez/bilinir bilinmez iradeli varlıklar topluluğu! İçinizden ayetlerimi size anlatan ve hesabınızla yüz yüze geleceğinizle sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” Onlar da “Kendi aleyhimize şahitlik ederiz ki geldiler.” diyecekler. Fakat şu geçici dünya hayatının cazibesi onları aldanışa sürüklemiş ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik etmiş olacaklar.

7/37 - 17/115 - 17/15 - 31/33 - 39/71




131
İşte bu, senin Rabbinin, bir memleketi, sırf halkı gerçeklerden habersizken onları haksız yere helak etmeyeceğindendir.

11/117 - 20/133»20/134 - 26/208»26/209 - 28/47 - 28/59




132
Zira herkes için, yaptığıyla orantılı dereceler vardır. Çünkü senin Rabbin, onların yaptıklarına karşı duyarsız değildir.

4/95 - 9/20 - 20/75 - 46/19




133
Rahmet sahibi olan Rabbin, hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir (1). O dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizi, başka bir toplumdan var ettiği gibi, dilerse sizin yerinize de arkanızdan başka bir toplumu ortaya çıkarır (2).

13/97 - 17/111 - 25/54 - 14/19 - 35/16




134
Size vaat edilen o şey mutlaka gelecektir ve siz ona asla engel olamayacaksınız.

10/55 - 14/47 - 30/60 - 39/74




135
De ki: “Ey toplumum, siz size yakışanı yapın ben de görevimi yapıyorum. Mutlu sonun kimin olacağını nasıl olsa yakında öğreneceksiniz. Şu bir gerçek ki kendilerini helake sürükleyen zalimler asla iflah olmazlar.”

15/3 - 20/135 - 38/88 - 67/29




136
Allah’ın yarattığı ekinden ve evcil hayvanlardan, Allah’a bir pay ayırıyorlar ve batıl inançlarına göre, “Bu, Allah’ındır, bu da ortaklarımızındır” diyorlar. Ortakları için ayırdıkları pay Allah’a ulaşmıyor ama Allah için ayırdıkları pay ortaklarına ulaşıyordu. Ne saçma hüküm veriyorlar öyle!

16/56 - 10/35 - 68/35»68/36




137
İşte bu sapık ortaklık inançları, müşriklerin çoğuna evlatlarını öldürmeyi bile güzel göstermişti ve böylece onları hem helake ve hüsrana sürüklemiş ve batıl inançlarını da din haline getirmişlerdi. Gerçi Allah, seçme hakkı vermeseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse sen onları uyduruk inançlarıyla baş başa bırak.

6/140 - 16/63 - 29/38




138
Yine onlar batıl inançlarınca: “İşte şu hayvanlar ve ekinler kutsaldır/dokunulmazdır, dilediğimiz kimse dışında onlardan kimse yiyemez. Şu hayvanlara da binilmez ve yük vurulmaz.” derler. Ve birtakım hayvanlar da var ki Allah’a iftira ederek onların üzerine Allah’ın adını anmazlar. Zamanı gelince iftira ettiklerinden dolayı Allah, onları cezalandıracaktır.

6/145 - 7/32 - 10/59 - 16/114»16/116 - 10/59




139
Ve bir de “Şu hayvanların karınlarındakileri sadece erkeklerimiz yiyebilir. Kadınlarımıza haramdır, ama eğer ölü doğarsa hepsi ortaktır, yiyebilir.” derler. Allah, onları haram ve helal uydurdukları için cezalandıracaktır. Zira hüküm veren de O’dur, her şeyi bilen de O’dur.

7/54 - 29/13 - 46/28




140
Cahillikleri ve beyinsizlikleri yüzünden, çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği rızkı, Allah’a iftira ederek haram kılanlar, kesinlikle hüsrana uğramışlardır. Çünkü onlar, bilerek sapmışlar ve amaçlarına ulaşamamışlardır.

5/87 - 6/137 - 17/31 - 81/8




141
Zira O’dur aynı topraktan çıktığı halde çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı birbirine benzeyen ve benzemeyen çeşitli hurma ve ekinleri, zeytin ve narları yaratan. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat zamanı geldiğinde fakire hakkını verin, fakat israf ederek savurganlık yapmayın. Çünkü O, aşırılık yapanları sevmez.

6/99 - 7/31 - 13/4 - 17/26 - 36/33




142
Hayvanlardan yük taşıyanı da vardır, tüylerinden yatak/yorgan yapılanları da. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, fakat şeytanlaşmış kişilerin peşinden gitmeyin. Unutmayın ki o sizin apaçık düşmanınızdır.

2/168 - 16/5»16/8 - 16/80»16/81 - 36/60»36/64 - 36/72»36/73




143
O (müşriklerin) iddiasına göre haram hayvanlar sekizdir, iki koyundan iki de keçiden. De ki: “Allah iki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi haram kıldı. Yoksa bu iki dişinin rahimlerinde olanı da kapsıyor mu? Haydi, iddianızda doğruysanız bana ilahi kaynaklı bir bilgiyle haber verin.”

16/116 - 22/8 - 31/20 - 39/6




144
Deveden iki ve sığırdan da iki tanedir. De ki: “Allah, bu hayvanlardan iki erkeğini mi, yoksa iki dişisini mi haram kıldı yoksa bu dişilerin rahimlerinde olanı da kapsıyor mu? Yoksa siz, Allah bütün bunları haram kılarken şahitlik mi ettiniz? Hiçbir ilahi bilgiye dayanmaksızın, sırf insanları doğru yoldan saptırmak için kendi yalanını Allah’a iftira edenden daha zalim kim vardır? Hiç şüphesiz ki Allah, bu Allah’a iftira eden zalimleri emellerine ulaştırmaz.”

3/93»3/94 - 4/50 - 5/103 - 7/28 - 16/56 - 16/62




145
De ki: “Bana vahyolunan hükümler arasında; leş, akıtılmış kan, domuz eti ki o katıksız bir pisliktir ve Allah’tan başkası adına, putperestçe kurban edilen hayvandan başka, yiyecek kimse için yenilmesi haram herhangi bir şey bulamıyorum. Fakat zorda kalan kimse de iştah duymadan ve sınırı aşmadan bunlardan yerse, iyi bilsin ki senin Rabbin eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir.

2/173 - 5/3 - 16/115 - 22/30




146
Yahudilere, tırnaklı bütün hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun sırt bölgeleri ile bağırsaklarına ve kemiklerine bitişik yağlar hariç, iç yağlarını haram kıldık. Biz, onları azgınlıklarından dolayı böyle cezalandırdık. Elbette biz doğru söylemekteyiz.

3/93»3/94 - 2/173 - 4/160 - 16/118




147
Eğer seni yalanlamaya kalkarlarsa, de ki: “Rabbiniz, sınırsız rahmet sahibidir; fakat günaha gömülmüş bir topluma verdiği cezanın geri döndürülmesi mümkün değildir.”

3/184 - 5/41 - 6/33»6/34 - 7/177




148
Allah’a şirk/ortak koşanlar derler ki: “Allah isteseydi ne babalarımız ne de biz ortak koşmaz ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” (Kendimizde haram ve helal koyma yetkisini bulmazdık) Onlardan önceki toplumlar da (Elçileri) böyle yalanladılar, ta ki azabımızı tadıncaya kadar (1). De ki: “Elinizde, bize sunabileceğiniz ilahi bilgiye dayalı herhangi bir belgeniz var mı? Siz, sadece mesnetsiz iddialara uyuyorsunuz ve sadece uyduruyorsunuz.” (2)

17/28 - 16/35 - 26/57 - 21/24 - 47/14




149
De ki: “En sağlam, en kesin ve en mükemmel delil Allah’a aittir. O, isteseydi hepinizi doğru yolda kılardı.”

4/165 - 6/81 - 11/88 - 12/40




150
De ki: “Haydi, Allah’ın şu hayvanları haram kıldığına dair şahitlik edecek şahitlerinizi getirin. Eğer yalan yere şahitlik ederlerse sen kesinlikle onların bu şahitliğini onaylama! Ve sen, bizim ayetlerimize karşı yalana sarılanların ve ahirete inanmayan, üstelik Rablerine birilerini denk tutanların arzu ve heveslerine de uyma!”

6/19 - 18/28 - 25/43 - 26/98




151
De ki: “Gelin, size Rabbinizin neyi haram/dokunulmaz kıldığını bildireyim: Allah’a hiçbir şeyi eş ve ortak koşmayın, (1) anaya babaya iyi davranın, (2) fakirlik korkusundan dolayı çocuklarınızı öldürmeyin. Zira sizin de onların da rızıklarını veren biziz!(3) Utanç verici her hayâsızlığın açığından ve gizlisinden uzak durun.(4) Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana haksız yere kıymayın.(5) İşte, bütün bunları Allah, size emrediyor. Umulur ki aklınızı kullanırsınız." (6)

14/36 - 22/26 - 22/31 - 24/36 - 17/23 - 36/137 - 17/31 - 47/33 - 17/32 - 24/30»24/31 - 52/178 - 4/92»4/93 - 5/32 - 17/33 - 62/44 - 10/100 - 21/10 - 28/60




152
Bir de yetimin malına, rüşt çağına ulaşıncaya kadar, onun lehine olacak tarzın dışında kötü amaçlarla yaklaşmayın (1). Ölçmede ve tartmada doğru ve adil olun (2). Zira biz, hiç kimseye altından kalkamayacağı sorumluluğu yüklemeyiz (3). Konuştuğunuz zaman, akraba bile olsa adaletli olun.(4) Ve Allah’la olan ahit/sözleşmenize sadık olun (5). İşte Allah, bunu size öğüt veriyor. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız (6).

14/2 - 4/6 - 17/34 - 217/35 - 55/8»55/9 - 83/1»83/4 - 32/286 - 7/42 - 23/62 - 44/135 - 5/8 - 70/33 - 57/172 - 13/20 - 33/23 - 66/126 - 39/27 - 54/17




153
Benim gösterdiğim dosdoğru yol işte budur. Öyleyse bu yolu izleyin, sakın sizi bu yoldan ayıracak farklı yollara sapmayın. İşte bütün bunları Allah size tavsiye ediyor, umulur ki korunup sakınırsınız.

4/115 - 47/25 - 76/29 - 78/39




154
Sonra da iyi davrananlara nimetimizi tamamlamak ve (dini açıdan gerekli olan) her şeyi ayrıntılı olarak açıklamak, bir rehber ve rahmet olarak Musa’ya o kitabı verdik ki Rableriyle buluşacaklarına tam inansınlar.

14/5 - 32/23 - 45/16»45/17




155
İşte bu da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Öyleyse bu Kuran’a uyun ve sorumluluğunuzu yerine getirin ki rahmete nail olasınız.

2/170 - 7/3 - 45/18 - 46/9




156
Kalkıp da “O kitap, bizden önceki iki topluma indirildi. Biz, onlardaki öğretilerden habersizdik” dersiniz diye.

7/173 - 20/133»20/134 - 35/42 - 37/167»37/170




157
Yahut “Eğer bize de kitap indirilseydi, onlardan daha doğru yolda olurduk” dersiniz diye. İşte size Rabbinizden hakikatin apaçık belgesi, kılavuz ve rahmet olarak Kuran geldi. Bu durumda Allah’ın ayetlerine karşı yalana sarılandan ve ondan yüz çevirenden daha zalim biri olabilir mi? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, ona karşı bu büyük suçlarından dolayı çok kötü bir azap ile cezalandıracağız.

6/33 - 6/93 - 7/36 - 7/40 - 28/47»28/50




158
Şimdi onlar, kendilerine illa ki meleklerin gelmesini ya da bizzat Rabbinin gelmesini veya Rabbinin bazı azap ölüm işaretlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin azap işaretinin geldiği o gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik ortaya koymamış kimsenin imanı kendine fayda sağlamayacaktır. De ki: “Bekleyin bakalım, zaten biz de beklemekteyiz!”

25/21 - 40/84»40/85 - 41/14




159
Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar ile senin hiçbir ilişkin olamaz. Onların işi Allah’a kalmıştır. İleride Allah, onlara yapıp ettiklerini bildirecektir.

21/92»21/93 - 23/53 - 30/32




160
Kim ilahi huzura bir iyilik ile gelirse, ona onun on katı vardır; kim de bir kötülük ile gelirse, ona da yalnızca yaptığının karşılığı vardır ve onlar asla haksızlığa uğramayacaklardır.

27/89 - 28/84 - 40/40




161
De ki: “Hiç kuşku yok ki Rabbim beni, dosdoğru yola, her türlü şirkten arınmış İbrahim’in inanç sistemi olan sağlam dine yöneltti. Zira İbrahim, asla ortak koşan müşriklerden olmadı.”

3/95 - 4/125 - 16/123




162
De ki: “Benim bütün bedensel ve mali ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi/sahibi Allah içindir.”

39/11»39/15 - 27/91 - 51/56




163
Zira O’nun hiçbir ortağı ve benzeri yoktur. İşte ben, sadece bu tevhit ile emrolundum ve ben Müslümanların öncüsüyüm.

3/52 - 10/72 - 11/14 - 27/81 - 27/91




164
De ki: “Allah, her şeyin Rabbi iken, ben O’ndan başka bir Rabb mı/kural koyucu mu arayayım? (1) Herkesin işlediği günahlar yalnızca kendini bağlar (2). Zira hiçbir sorumlu, bir başkasının sorumluluğunu yüklenemez (3). Sonra hepinizin dönüşü Rabbinize olacak, O da tartışıp anlaşamadığınız tüm gerçekleri size haber verecektir.”(4)

19/129 - 10/32 - 23/86 - 24/111 - 17/15 - 31/33 - 35/18 - 310/41 - 27/92 - 28/85 - 414/42 - 24/64 - 58/6




165
O’dur, sizi bu toprakların varisleri ve idarecileri yapan. Size verdiği nimet ve imkânları da sizi sınamak için birbirinize derecelerle üstün yapan O’dur. Şüphesiz ki senin Rabbin hemen cezalandırmayandır hem de O çok bağışlayan ve merhamet edendir.

2/30 - 7/74 - 38/26 - 21/35 - 89/15»89/16

www.allahinhadisikuran.com - Kur'an - Allahın Hadisi