Kur'an - Allahın Hadisi logo

9. TÖVBE Suresi , Medine'de Nazil Olan Bu Sure 129 Ayetten Oluşmaktadır.




1
Bu, Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisinden kendileriyle ahit/antlaşma yaptığınız müşriklere bir ihtardır/ültimatomdur, kesin uyarıdır:

2/100 - 2/177 - 8/56»8/57 - 9/2»9/3 - 9/12»9/13 - 48/25




2
Bundan böyle bu topraklarda dört ay daha serbestçe dolaşabilirsiniz ama şunu iyi bilin ki Allah’ı asla atlatamayacaksınız ve Allah kâfirleri rezil rüsva edecektir.

2/90 - 5/33 - 9/6 - 9/14 - 9/63




3
İşte bu, Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisinden en büyük hac gününde insanlara bir bildiridir: Allah ve elçisinin müşriklerle hiçbir ilişkisi kalmamıştır. Eğer bundan böyle tövbe ile dönüş yaparsanız işte bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer yüz çevirirseniz iyi bilin ki Allah’ı asla atlamazsınız. Ve sen küfredenlere can yakıcı bir azabı haber ver!

6/159 - 7/153 - 9/28 - 20/82




4
Yalnız, müşriklerden kendileriyle yaptığınız antlaşma şartlarını ihlal etmeyen ve tam olarak uyan ve sizin aleyhinize başkalarıyla işbirliği yapmayan kişiler bunun dışındadır. Siz bunlarla yaptığınız antlaşmanın şartlarına süresi doluncaya kadar uyun zira Allah sorumluluğunu yerine getirenleri sever.

2/27»2/28 - 3/134 - 9/8 - 9/12 - 16/91»16/92 - 60/8»60/9 - 61/4




5
Antlaşma yaptığınız dokunulmaz haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın ve tutuklayıp hapsedin. Her gözetleme noktasında onları bekleyin. Eğer tövbe edip yanlıştan dönüş yapar, namazı kılar ve zekâtı da verirlerse onları serbest bırakın. Doğrusu Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.

2/194 - 2/217 - 5/2 - 9/36 - 98/1»98/6




6
Eğer müşriklerden birisi sana sığınırsa, onun sığınma isteğini kabul et, ta ki Allah’ın kelamı Kuran’ı işitsin. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. İşte bu onların gerçekleri bilmeyen bir toplum oluşundandır.

4/89»4/90 - 6/19 - 30/7 - 30/56 - 43/5 - 50/45




7
(Sözlerinde durmayan) Müşriklerin nasıl Allah katında ve elçisinin yanında antlaşmalarının bir değeri olabilir. Yalnız Mescidi Haram’ın yanında antlaşma yaptıklarınız hariç. İşte onlar ahitlerinde/sözlerinde durduğu müddetçe siz de verdiğiniz ahdinizde/sözünüzde durun. Zira Allah sorumlu davrananları sever.

9/1 - 9/10 - 9/12 - 9/13 - 13/20 - 33/22»33/23 - 42/15 - 47/21 - 3/159 - 5/13




8
Antlaşmalarının nasıl bir değeri olabilir ki, eğer onlar size üstün gelselerdi ne ettikleri yeminlere ne de yaptıkları ahit/antlaşmaya sadakat gösterirlerdi. Dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlarken içten içe size diş biliyorlar, zaten onların çoğu yoldan çıkmış fasık kimselerdir.

2/100 - 3/118»3/119 - 5/59 - 8/56»8/57 - 9/50 - 48/25




9
Onlar Allah’ın ayetlerini az bir menfaate değiştiler. Üstelik başkalarını da onun yolundan alıkoydular. Gerçekten onlar ne berbat işler yapıyorlar.

2/174»2/175 - 7/45 - 14/2»14/3 - 16/88 - 28/57 - 47/1




10
Onlar, bir mümin hakkında antlaşma ve yemin gözetmezler. İşte onlar hak hukuk tanımayanlardır.

9/1 - 9/7 - 47/22




11
Eğer tövbe eder yanlıştan döner namazı kılar ve zekâtı verirlerse, işte o zaman sizin din kardeşiniz olurlar. Biz bilmek isteyen toplum için ayetlerimizi etraflıca açıklıyoruz.

25/70»25/71 - 4/146 - 2/177 - 30/31 - 3/103 - 49/10 - 2/230 - 41/3 - 6/105




12
Eğer antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman kâfirlerin elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Bu davranışlarına belki son verirler.

2/100 - 3/118»3/119 - 5/59 - 8/56»8/57 - 9/8 - 9/50 - 48/25 - 3/77 - 68/10




13
Yaptıkları ahit/antlaşmaya uymayan, elçiyi yurdundan çıkarmak için her şeyi yapan ve size karşı saldırıyı ilk başlatan bu toplumla hala savaşmayacak mısınız? Korkuyorsanız, asıl korkulması gereken Allah’tır Eğer gerçekten müminseniz.

2/190 - 3/173»3/174 - 3/200 - 4/90 - 17/76 - 33/26 - 33/39 - 60/8»60/9




14
Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları cezalandırsın, onları rezil rüsva etsin ve onlara karşı size yardım ve zafer lütfetsin ki böylece iman etmiş toplumun gönüllerine şifa olsun.

4/75»4/76 - 10/57 - 17/82 - 26/80 - 41/44 - 47/4




15
Ve böylece kalplerinizdeki öfkeyi dindirsin ve Allah, dileyenin tövbesini de kabul eder. Allah, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerince yapandır.

2/74 - 5/13 - 6/125 - 39/22 - 48/4 - 57/16




16
Yoksa siz Allah’ın, içinizden tüm çabasını sarf eden, Allah’tan, Elçisinden ve müminlerden başkasını dost ve sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi kendi halinize bırakacağını mı zannettiniz? Elbette Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

2/214 - 3/118 - 3/142 - 9/20 - 29/2 - 29/6 - 49/15




17
Müşriklerin, küfürlerine bizzat kendileri şahitlik edip dururken Allah’ın mescitlerini imar etme hakları yoktur. İşte böylelerin yaptıkları ameller boşa gitmiştir ve onlar ateşin içinde kalıcıdırlar.

6/130 - 9/107»9/108 - 16/88 - 18/103»18/107 - 23/105 - 43/74 - 47/1 - 47/8




18
Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenen, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte böylelerinin doğru yolda olmaları umulur.

2/177 - 2/285 - 4/136 - 3/72»3/73 - 6/153 - 33/39 - 49/15




19
Hacıların su ihtiyacını karşılamayı, Mescidi Haram’ı onarmayı, Allah’a ve ahiret gününe iman edenle ve Allah yolunda tüm gayretini sarf edenle bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında asla bir değildir. Şüphesiz Allah değerleri yerinden eden zalim toplumu hedefine ulaştırmaz.



20
İman edip imanı uğrunda hicret eden ve Allah yolunda mallarını ve canlarını ortaya koyup üstün gayret gösterenler Allah katında en büyük makama sahiptirler. İşte bunlar kurtulmuş olanlardır.

3/163 - 3/195 - 4/95 - 8/3 - 9/16 - 20/75 - 46/19 - 59/7»59/9




21
Rableri onları katından bir rahmet ve hoşnutluk ve bitmez tükenmez nimetlerle dolu olan cennetlerle müjdeler!

2/155 - 10/64 - 17/9 - 39/17 - 41/30




22
Onlar orada ebedi olarak kalacaklar. Şüphesiz ki Allah katında daha nice muhteşem ödüller vardır.

16/97 - 29/7 - 39/10 - 39/35 - 64/9 - 65/11 - 18/2»18/3




23
– Ey İman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınız ve kardeşleriniz dahi olsa onları evliya/dost edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

9/24 - 57/20 - 58/22 - 64/15 - 31/33




24
De ki: – Babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, biriktirdiğiniz mallarınız, kesat gitmesinden korktuğunuz ticaretiniz, hoşnut olduğunuz evleriniz eğer size Allah’tan, Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisinden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevimli ve önemli ise Allah’ın emri gelene kadar bekleyin! Zira Allah yoldan çıkan fasık toplumu amacına ulaştırmaz.

9/23 - 18/46 - 24/37 - 32/18»32/20 - 63/9




25
Andolsun ki, Allah size birçok savaşta yardım etmişti özellikle de Huneyn günü. Hani siz çokluğunuza güvenmiştiniz ama çokluğunuzun size hiç bir yararı olmadı hatta o gün yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmiş ve arkanıza dönüp kaçmaya başlamıştınız.

2/249 - 3/172»3/173 - 4/95 - 29/56




26
Sonra Allah, Elçisinin ve müminlerin kalplerine bir güven duygusu ve sükûnet indirmiş ve görmediğiniz ordularla sizi takviye ederek kâfirleri cezalandırmıştı. İşte budur kâfirlerin cezası.

3/154 - 8/11 - 9/40 - 33/9 - 48/18 - 48/26




27
Allah, bundan sonra da dileyenin tövbesini kabul eder. Zira Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

2/128 - 4/27 - 4/146 - 5/74 - 6/54 - 110/3




28
Ey İman edenler! Şüphesiz müşrikler tam bir pisliktir. Bu sebeple bu yıldan itibaren Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer ekonomik bir kayıptan korkuyorsanız, bilin ki gün gelir Allah uygun görürse sizi lütfuyla zenginleştirir. Şüphesiz Allah her şeyi bilen ve verdiği hükümde doğru karar verendir.

9/95 - 2/268 - 6/42 - 7/94 - 4/170 - 9/115 - 57/3




29
Kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah’ın yasaklarını ve elçisinin haber verdiği yasakları tanımayan ve hak dini din olarak benimsemeyenlerle sizin üstünlüğünüzü kabul edip boyun eğinceye ve kendi elleriyle güvenlik vergisi verinceye kadar savaşın!

7/157»7/158 - 9/33 - 48/28 - 61/9




30
Yahudiler: – "Üzeyir Allah’ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar da "Mesih Allah’ın oğludur" dediler. Bu daha önceki kâfir toplumların uydurduğu asılsız sözlere özenerek ağızlarında geveledikleri iddialardır. Allah kahretsin onları nasıl da uyduruyorlar!

5/17 - 5/72»5/73 - 18/4»18/5 - 19/35 - 19/88 - 19/93




31
Onlar, Allah ile aralarına hahamlarını ve rahiplerini (din adamlarını) ve Meryem oğlu Mesih’i koyup Rabler (din koyucu) edindiler. Oysa onlar tek bir İlah’tan başkasına asla kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Zira Allah’tan başka ilah yoktur. O, onların koştukları bütün şirk unsurlarından münezzehtir ve yücedir.

2/255 - 9/34 - 13/16 - 19/36 - 37/126 - 44/7»44/8 - 46/13




32
Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, hâlbuki kâfirler istemese de Allah nurunu/tevhid dinini tamamlayacaktır.

4/174»4/175 - 5/16 - 6/122 - 14/1 - 42/52 - 64/8




33
Müşriklerin hoşuna gitmese de gerçek tevhit dinini bütün yönleriyle ortaya çıkarmak için elçisini hak din ve doğru yol rehberi olan Kuran ile gönderen Allah’tır.



34
– Ey İman edenler! İyi bilin ki âlimler ve din adamlarının çoğu, insanları Allah’ın yolundan saptırır ve mallarını batıl/Allah’ın dininde olmayan yollarla yerler. Altın ve gümüşü biriktirip onları Allah yolunda harcamayanlara can yakıcı azabı haber ver.

9/31 - 14/2»14/3 - 16/88 - 4/138 - 1/7




35
O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak, onunla alınları, göğüsleri ve sırtları dağlanacak ve "İşte bu kendiniz için biriktirdiğinizdir, biriktirmenin tadını tadın bakalım!" denilecektir.

4/56 - 7/41 - 21/39 - 21/104 - 22/19 - 22/21 - 39/16




36
Allah’ın kitabında/yasasında, O’nun gökleri ve yeri yarattığı günden beri ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü (savaşın yasak olduğu) haram aylardır. İşte doğru yasa ve takvim budur. O aylarda savaş yaparak kendinize zulmetmeyin! Ama müşrikler size topyekûn savaş açarlarsa siz de onlara karşı topyekûn savaşın. İyi bilin ki Allah, yasaya saygılı davrananlarla beraberdir.

2/190 - 2/194 - 2/217 - 5/2 - 7/56 - 9/5 - 12/40 - 29/69 - 98/5




37
Ayların ve yılların yerleriyle oynamak tam anlamıyla küfürde bir zirvedir. Öyle ki kâfirler Allah’ın haram kıldığı ayların sayısını denk getirmek için onu bir yıl haram bir yıl helal sayıyorlar. Böylece Allah’ın dokunulmaz saydığını ayaklar altına alıyorlar, bu kötü işleri kendilerine güzel görünüyor. Zira Allah kâfirler toplumunu umduklarına ulaştırmaz.

9/36 - 2/194 - 2/217 - 5/87 - 16/116 - 10/59 - 35/8 - 40/37 - 47/14




38
– Ey İman edenler! Size ne oluyor ki "Allah yolunda savaşa çıkın!" denildiğinde adeta yere çakılıp kaldınız? Yoksa siz ahireti bırakıp geçici dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının zevkleri ahiretin nimetlerinin yanında hiç kalır.

4/77 - 8/8 - 61/8 - 10/7 - 42/20




39
Eğer savaşa çıkmazsanız, Allah sizi can yakıcı bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir toplum getirir ve O’na hiç bir zarar da veremezsiniz. Zira Allah her şey için bir ölçü koyandır.

14/19 - 5/54 - 6/133 - 11/57




40
Eğer O’na yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona mutlaka yardım edecektir. Hani iki kişinin ikincisi olarak kâfirler onu Mekke’den çıkardıklarında ikisi de mağaradayken arkadaşına „Üzülme Allah bizimle beraberdir’ diyordu ya, o anda Allah, ona katından bir sükûnet ve güven duygusu vermiş ve onu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Böylece Allah kâfirlerin davasını alçaltmıştı. Allah’ın davası! İşte o en yücedir. Zira Allah üstün kudret sahibi ve hükmünde doğru karar verendir.

3/9 - 3/194 - 4/113 - 5/67 - 9/26 - 33/9 - 13/31 - 39/20 - 14/47 - 30/6




41
Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte savaşa çıkın! Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha iyidir.

2/216 - 8/14 - 8/60 - 8/65 - 9/46 - 21/80 - 49/15




42
Eğer çabucak elde edilecek bir ganimet ve kolay bir sefer olsaydı kesinlikle sana uyar ve sefere katılırlardı. Fakat bu meşakkatli ve uzun süreli sefer onları yıldırdı. Bir de "Gücümüz yetseydi kesinlikle sizinle beraber sefere çıkardık" diye Allah’a yemin ederek kendilerini helak edeceklerdir. Allah biliyor ki onlar yalancıdırlar.

3/111 - 3/154 -3/156 - 4/73 - 33/20 - 59/14




43
Allah seni affetsin. Kimin doğru söylediği senin için ortaya çıkmadan ve yalancıların da kimler olduğunu öğrenmeden niçin savaşa katılmamalarına izin verdin.

8/67 - 24/62 - 40/55 - 48/1»48/2 - 45/19




44
Oysa Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenenler zaten mallarıyla ve canlarıyla cihat etmek istedikleri için senden izin istemezler. Allah, sorumlu davrananları iyi bilendir.

2/218 - 4/74 - 61/4 - 61/13 - 49/15




45
Senden savaşa katılmamak için izin isteyenler, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyen kalpleri derin şüphelerle dolu olup bu şüphelerle bocalayıp duran kimselerdir.

3/60 - 34/54 - 27/60 - 50/45 - 57/14




46
Eğer onlar gerçekten savaşa katılmak isteselerdi bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, onların isteksiz ve samimiyetsiz davranışlarından dolayı savaşa katılmalarını hoş görmedi ve onları alıkoydu ve onlara "Siz de acizler gibi oturanlarla beraber oturun!" denildi.

2/244 - 4/71»4/77 - 8/74




47
Kaldı ki sizinle beraber savaşa çıkmış olsalardı aranızda fitne ve fesat çıkarmaktan başka bir şey yapmazlardı üstelik içinizde onlara kulak verip onlar adına casusluk yapacak olanlar da vardır. Allah bu casus zalimleri iyi bilmektedir.

2/11»2/12 - 2/191 - 5/24 - 8/15»8/16 - 8/39 -8/45 - 48/17




48
Onlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı bir takım entrikalar çevirmişlerdi. Ta ki Allah’ın zafer vaadi gerçekleşti ve böylece kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah’ın dini galip gelip güçlendi.

2/193 - 4/91 - 33/14 - 60/5




49
Onlardan: – Bana izin ver, beni fitneye/günaha düşürme, diyenler vardır. Haberiniz olsun ki onlar zaten fitne çukuruna düşmüş durumdalar. Cehennem işte bu kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.

3/131 - 18/29 - 35/36 - 38/55»38/56 - 78/21»78/22




50
Eğer sana bir zafer gelirse bu onların canını sıkar onlar fenalık geçirirler. Ama size bir mağlubiyet gelirse "İyi ki biz tedbirimizi önceden almıştık." deyip sevinerek dönüp giderler.

3/118 - 4/78»4/79 - 57/22




51
De ki: – Allah’ın bizim için yazdığı zafer veya şahadetten başkası başımıza gelmez. Zira O bizim mevlamız/koruyucumuzdur. Öyleyse müminler yalnızca Allah’a güvenip, dayansınlar!

2/286 - 3/150 - 10/30 - 22/78 - 66/2 - 66/4




52
De ki: – Bize iki güzellikten zafer veya şahadetten başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, sizin başınıza ya Allah’ın katından bir bela gelmesini veya bizim elimizle sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Öyleyse bekleyin bakalım, biz de sizinle beraber bekleyip göreceğiz.

2/154 - 3/169 - 9/111 - 22/58 - 47/4




53
De ki: – İster gönüllü infak edin ister gönülsüz, sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış fasık bir toplumsunuz.

2/270 - 4/142 - 18/103»18/107 - 32/18»32/20 - 47/28




54
Onların harcamalarının kabul edilmemesinin nedeni, Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine nankörlük etmeleri, namaza üşenerek gelmeleri ve verdiklerini de istemeye istemeye vermeleridir.

3/21»3/22 - 3/116»3/117 - 4/170 - 5/5




55
Onların mallarının ve çocuklarının çokluğu seni imrendirmesin. Zira Allah bunlarla onlara dünya hayatında azap çektirecek ve sonunda kâfir olarak canlarının çıkıp gitmelerini istiyor.

9/24»9/85 - 18/46 - 57/20 - 63/9 - 64/15




56
Onlar, kendilerinin sizden olduklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin ederler, oysa onlar sizden değillerdir. Aksine onlar korkak bir topluluktur.

2/8 - 2/16 - 26/6 - 59/19 - 58/14




57
Eğer bir sığınak, mağara veya girilecek bir delik bulsalar panik halinde kaçarak oraya sığınırlar.

4/139




58
Onlardan sadakaların dağıtımı konusunda sana dil uzatanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar ve susarlar, eğer verilmezse hemen öfkelenir ve homurdanıp dururlar.

2/263 - 2/272 - 3/134 - [ayet]9/60-79-103[/ayet] - 9/79 - 9/103 - 59/7




59
Eğer onlar, Allah ve Elçisinin kendilerine verdiğinden hoşnut olup: "Allah’ın verdiği bize yeter, Allah bize lütfundan ileride bolca verecektir, Elçisi de. Biz sadece Allah’ın bize takdir ettiğine talibiz" deselerdi kendileri için daha hayırlı olurdu.

8/64 - 9/129 - 17/17 - 25/31 - 25/58 - 33/25




60
Sadakalar Allah’ın kesin hükmü uyarınca yalnızca fakirlerin, düşkünlerin, bu uğurda çalışanların, kalpleri İslam’a ısındırılacak kimselerin kölelerin, borç yükü altında ezilenlerin, Allah yolunda savaşanların ve yolda kalmış kişilerin hakkıdır. Allah her şeyi bilen ve her hükmünde doğru karar verendir.

2/177 - 4/36 - 9/79 - 9/103 - 30/38 - 51/19




61
O inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklardan: – O, herkese kulak veriyor, diyerek nebiyi incitenler vardır. De ki: "O, sizin için hayırlı bir kulaktır, zira o Allah’a inanıp güvenir müminlere de güvenir, sizden inanıp güvenenler için o bir rahmettir." Allah’ın elçisini incitenler için çok acı bir azap vardır.

2/285 - 5/26 - 7/203 - 9/128»9/129 - 10/57 - 10/65 - 18/6 - 26/3 - 36/76




62
Onlar sizi hoşnut etmek için size Allah adına yemin edip duruyorlar, oysa gerçekten inanıyor iseler Allah ve Elçisi hoşnut edilmeye daha layıktır.

4/19 - 5/59 - 9/32 - 32/18 - 61/8




63
Hem onlar bilmiyorlar mı ki Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine karşı meydan okuyan kimseler, içinde kalacakları cehennemdir. İşte bu korkunç bir rezilliktir.

2/162 - 3/88 - 4/14 - 4/93 - 39/13 - 59/17




64
İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar kendileri hakkında kalplerinde bulunanı haber veren bir surenin indirilmesinden korkuyorlar. Deki: – Alay edin bakalım nasıl olsa Allah korktuğunuzu ortaya çıkaracaktır.

2/10 - 3/7 - 9/124»9/125 - 24/50 - 47/29 - 63/1»63/11




65
Onlara niçin alay ettiklerini soracak olursan, "Biz sadece şakalaşıp eğleniyorduk" derler. Deki: – Siz Allah’la, O’nun ayetleriyle ve O’nun Elçisiyle mi alay edip eğleniyorsunuz?

5/58 - 6/70 - 7/51 - 45/35




66
Boşuna mazeret üretmeyin çünkü siz inandığınızı (açıkladıktan) sonra (bu alaycı tavrınızla) kâfirliğinizi açığa vurmuş oldunuz, biz sizden bazınızı bağışlasak bile diğerlerini günahta ısrar etmelerinden dolayı mutlaka cezalandıracağız.

3/86»3/106 - 9/94 - 16/88»16/89 - 32/12 - 75/12»75/15




67
İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkların erkeği de kadını da hepsi aynıdır. Onların hepsi kötülüğü teşvik eder iyiliğe de engel olmaya çalışır. Onların elleri de pek sıkıdır. Onlar Allah’ı unutmuşlar Allah da onları unutulmaya terk etmiştir. Gerçekten ikiyüzlüler yoldan sapmış fasık kimselerdir.

2/16 - 2/204 - 3/119 - 59/17»59/19 - 63/7




68
Allah, ikiyüzlü erkek ve ikiyüzlü kadınlara ve inanmadığını açıktan ilan eden kâfirlere içinde kalacakları cehennemi vaat etmiştir. Onların hak ettiği de budur, Allah onları rahmetinden dışlamıştır ve onlara azap vardır.

2/89 - 3/87 - 4/145 - 13/25 - 33/65 - 48/11»48/12




69
(Ey Münafıklar) Siz de tıpkı sizden önce gelip geçen kâfirler gibisiniz. Üstelik onlar güç ve kuvvet bakımından sizden daha üstün servet ve nüfus bakımından sizden daha fazlaydılar. Onlar paylarına düşen dünyalıklarla sefa sürdüler, siz de payınıza düşen ile dünyada sefa sürüyorsunuz, tıpkı sizden öncekilerin sefa sürdüğü gibi, onların batıl bataklığına düştüğü gibi siz de batılın bataklığına saplandınız. İşte bu tiplerin dünyada yaptıkları, ahirette boşa gitmiştir ve işte onlar gerçekten kaybedenlerdir.

10/62 - 18/103»18/107 - 28/77 - 34/35 - 47/1 - 57/16




70
Yoksa onlara, kendilerinden önce gelip geçenlerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olmuş şehirlerin halklarının haberleri gelmedi mi? Elçileri onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Oysa Allah, onlara haksızlık etmemişti fakat onlar kendi kendilerine zulmedip yazık etmişlerdi.

3/34 - 6/34 - 10/13 - 12/102 - 20/99




71
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin evliyası/yar ve yardımcılarıdır. İyi ve güzel olanı teşvik eder; kötü ve yanlış olanı da engellerler. Namazı hakkıyla kılarlar, zekâtı da seve seve verirler. Allah’a ve mesajlarını tebliğ eden Elçisine itaat ederler. Allah’ın rahmet edeceği kişiler işte bunlardır. Şüphesiz ki Allah üstün güç ve kuvvet sahibidir ve her şeyi yerli yerince yapandır.

2/257 - 8/72 - 3/104 - 4/8 - 4/89 - 4/144 - 7/196 - 29/41 - 45/19




72
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde de hoş ve güzel meskenler vaat etmiştir. Allah’ın hoşnutluğu ise her şeyden daha büyüktür. İşte muhteşem zafer budur.

2/5 - 3/195 - 4/57 - 5/119 - 11/108 - 58/22 - 98/8




73
– Ey Nebi, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar ve kâfirlerle mücadele et! Ve onlara karşı tavizsiz davran ve müsamaha gösterme! Onların barınakları cehennemdir. O, ne kötü son duraktır!

8/65 - 28/50 - 33/1 - 66/9




74
İkiyüzlü münafıklar o kelimeyi söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar, o küfür kelimesini kesinlikle söylediler ve İslam olduktan sonra küfre düştüler ve asla başaramayacakları bir işe giriştiler. Onların öfke ve kin duymalarının nedeni Allah’ın lütfu sayesinde Elçisinin inananları zenginleştirmiş olmasından başka bir şey değildi. Buna rağmen eğer tövbe ederlerse kendileri için iyi olur. Yok, eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünya ve ahirette acı veren bir azapla cezalandırır. Onlar için yeryüzünde hiçbir veli/dost ve yardımcı da yoktur.

3/86 - 3/106 - 6/22»6/23 - 30/33»30/36 - 41/49»41/50 - 58/18




75
Onlardan "Eğer Allah bize bolca mal mülk verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve iyi kimselerden olacağız" diyerek Allah’a ahit/söz verenler vardır.

2/100»2/101 - 2/271 - 4/77 - 5/119 - 36/47




76
Ama Allah onlara istedikleri malı mülkü verince, cimrilik ettiler. Böylece verdikleri sözden döndüler. Zaten onlar dönektirler.

17/29 - 17/100 - 25/67 - 70/19»70/21




77
Gerek Allah’a verdikleri vaatten dönmeleri ve gerekse yalan söylemeleri nedeniyle kalplerindeki nifak ölüp gidecekleri zamana kadar sürecektir.

2/27 - 2/84 - 5/13 - 5/75 - 7/169




78
Oysa onlar, Allah’ın onların sırlarını ve gizli kapaklı toplantılarını bildiğini ve Allah’ın bütün gizli şeyleri bilen olduğunu bilmiyorlar mı?

2/77 - 16/77 - 18/26 - 35/38




79
Üzerlerine düşenden fazlasını gönüllü olarak sadaka veren ve elinin emeğinden başka bir geliri olmayan fakir müminlere zenginler dil uzatıp alay ediyorlar. Allah da onların alaylarını başlarına geçirecektir ve onları acıklı bir azap beklemektedir.

2/263 - 2/273 - 9/58 - 9/60 - 9/103 - 3/134 - 59/7




80
Onların affedilmesi için ister istiğfar/bağışlanma dile ister dileme fark etmez. Onlar için yetmiş defa bile bağışlanma dilesen Allah onları yine de bağışlamayacaktır. Bu onların Allah’a ve Elçisine nankörlük etmelerinden dolayıdır. Zira Allah yoldan çıkmış fasık toplumu amacına ulaştırmaz.

9/113»9/114 - 63/6 - 65/8 - 9/24 - 32/18»32/20




81
Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisinin çağrısına katılmayıp geride kalarak oturanlar bu durumdan hoşnut oldular da, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda savaşmaktan hiç hoşlanmadılar. Bir de başkalarını "Bu sıcakta savaşa katılmayın" diye caydırdılar, de ki: – Cehennem ateşi daha sıcaktır, keşke bunu kavrayabilselerdi.

3/167 - 9/42 - 9/86 - 9/93 - 33/9»33/20




82
Bundan böyle kazandıkları günahtan dolayı az gülecekler çok ağlayacaklar.

53/59»53/61




83
Eğer Allah savaştan dönüşte seni onlardan bir toplulukla karşılaştırırsa ve senden savaşa çıkmak için izin isterlerse de ki: – Benimle beraber asla sefere çıkamayacaksınız ve benimle beraber hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz baştan evlerinizde oturup kalmayı tercih ettiniz. Haydi, artık geri kalanlarla beraber oturun!

9/91 - 48/16»48/17




84
Ve onlardan biri ölürse katiyen cenaze namazını kılma mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine nankörlük edip karşı geldiler ve yoldan çıkmış fasık olarak öldüler.

2/161 - 2/217 - 3/90»3/91 - 47/34




85
Onların ne mallarının ne de çocuklarının çokluğu seni imrendirmesin. Allah onları dünyada bunlarla cezalandırmak ve onlar küfre gömülüp gitmişken canlarını almak istiyor.

2/126 - 3/178 - 9/55 - 19/75




86
"Allah’a iman edin ve O’nun Elçisiyle beraber cihat edin" diye bir sure indirilse; onlardan imkân sahibi olanlar bile: "Bırak bizi oturanlarla beraber olalım!" diyerek senden izin isterler.

3/167 - 9/42 - 9/81 - 9/93 - 33/9»33/20




87
Evet onlar savaşa katılmak yerine geride kalanlarla birlikte olmaktan hoşnut oldular, böylece kalplerine mühür basıldı artık gerçeği kavrayamazlar.

9/81 - 48/11




88
Fakat Elçi ve onunla birlikte olan müminler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaştılar. İşte bütün hayırlar onlarındır. İşte umduklarına kavuşacak olanlar da bunlardır.

3/156»3/157 - 3/162»3/174 - 3/195 - 4/74 - 9/111




89
Allah onlar için tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte budur muhteşem zafer.

3/169»3/173 - 9/111 - 36/13»36/27




90
Özür beyan eden çöl Arapları, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve elçisine yalan söyleyenler ise oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara acı bir azap dokunacaktır.

3/167 - 9/49 - 9/93




91
Allah’a ve elçisine içten bağlılık gösterdikleri sürece güçsüzler, hastalar ve savaş için harcayacak bir şeyi bulunmayanlar sorumlu tutulmayacaklardır. İman davasında samimi olanları kınamak için bir neden yoktur, Zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir.

9/20»9/21 - 48/17




92
Binek vermen için sana geldiklerinde: – Size binek temin edemiyorum, dediğin zaman, harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntülerinden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de bir günah ve kınama yoktur.

2/246 - 4/76 - 48/17




93
Bu hususta sorumluluk ancak, varlıklı oldukları halde savaşa katılmamak için türlü bahaneler uydurarak senden izin isteyenleredir. Onlar geride kalanlarla beraber olmaktan hoşnut oldular ve böylece, Allah’ın emirlerine kalplerini kapattıkları için anlayamazlar.

3/167 - 9/42 - 9/81 - 9/86 - 33/9»33/20




94
Savaştan dönüp onlarla karşılaştığınızda size bir sürü bahaneler sıralayacaklar, De ki: – Boşuna bahane üretmeyin zira biz size asla inanmayacağız çünkü Allah sizin haberlerinizi bize bildirdi, bundan böyle Allah ve elçisi sizin yaptıklarınızı görüp değerlendirecektir. Sonra da gizli ve aşikâr her şeyi bilenin huzuruna çıkarılacaksınız o da size yaptıklarınızı bir bir haber verecektir.

3/167 - 9/42 - 18/49 - 58/6




95
Seferden dönüp onlarla karşılaştığınızda onlara ilişmemeniz için Allah’a yemin edeceklerdir, onlara yüz vermeyin! Zira onlar birer pisliktirler ve sonunda yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer de cehennemdir.

4/61»4/62 - 58/14»58/16




96
Onlar, siz onlardan razı olasınız diye yemin edip dururlar, siz onlardan razı olsanız bile Allah bu yoldan sapmış fasık toplumdan asla razı olmayacaktır.

9/62




97
Araplardan bazıları küfürde ve ikiyüzlülükte çok katıdırlar ve Allah’ın elçisine indirdiği nizamın sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar, Allah ise her şeyi bilen ve her hükmünde doğru karar verendir.

11/13»11/14 - 11/35 - 25/4»25/5




98
Bu Araplardan bazıları Allah yolunda harcamalarını zarar sayarlar ve onlar sizin başınıza belaların gelmesini beklerler. Belaların en kötüsü onların üzerine olsun, Allah her şeyi işiten ve bilendir.

9/53»9/54 - 9/73»9/79 - 36/47




99
Ama bu Arapların içinden kimi de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenir yaptığı harcamaları Allah’a yakınlığa ve elçinin dua ve desteğini almaya vesile bilir. Evet, bu harcamalar onlar için Allah’a yakınlık vesilesidir, zamanı geldiğinde Allah onları rahmetine gark edecektir, zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir.

2/177 - 3/92 - 22/32»22/35 - 34/37




100
Muhacir ve ensarın iman ve sadakatte öncü olan ilklerinden ve iyilik yolunda onların izini takip eden müminlerden Allah razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır ve onlara tabanından ırmakların çağladığı ve içinde ebedi olarak kalacakları cennetler hazırlanmıştır. İşte budur büyük kurtuluş.

4/114 - 30/38»30/39 - 58/22 - 98/8




101
Çevrenizdeki Araplardan inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar var, bir de şehir halkından münafıklıkta ileri gidenler var ki onları siz bilmezsiniz biz biliriz. Biz onlara bu dünyada azap üstüne azap yaşatacağız ve ahirette de korkunç bir azaba uğrayacaklar.

2/8»2/20 - 3/167»3/168 - 4/142»4/146




102
Ve günahlarını itiraf etmiş olan diğer bir grup var. Onlar iyi işleri kötü işlere karıştırmışlar. Umulur ki Allah onların tövbelerini kabul eder, zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir.

4/146 - 16/63 - 47/14




103
Onların mallarından bir kısmını kendilerini arındırmak için sadaka olarak al ve onlar için dua ile destek ol! Zira senin dua ve desteğin onlar için bir iç huzurudur. Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

2/271 - 9/99 - 11/114




104
Onlar Allah’ın, evet O’nun, kullarının tövbesini kabul ettiğini, sadakalarını da alıp kabul ettiğini ve Allah’ın tövbeleri, her zaman kabul eden ve merhametli olduğunu bilmiyorlar mı?

2/37 - 25/68»25/73 - 39/53 - 57/18 - 64/17




105
De ki: – Bundan böyle ne yaparsanız yapın Allah yaptıklarınızı görüp değerlendirecek. Elçisi ve müminler de, sonra gizli ve aşikâr her şeyi bilenin huzuruna çıkarılacaksınız O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.

18/49 - 21/94 - 24/64 - 45/29 - 58/6




106
Bir de durumları Allah’ın takdirine kalmış diğer bir grup daha var ki, Allah onları isterse cezalandırır isterse tövbelerini kabul eder. Zira Allah her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerince yapandır.

48/11»48/17




107
Bir de müminlere zarar vermek, kâfirliği yaymak, müminlerin arasına fitne ve fesat sokmak ve bir de Allah ve Elçisi’ne karşı daha önce savaşanlara yardım ve yataklık yapmak üzere bir mescit (adı altında bina) yapan kimseler var. Bunlar, "Biz yalnızca iyi bir amaç için yapmak istedik kötü bir niyetimiz yoktu" diye yemin ederler. Allah şahittir ki onlar kesinlikle yalancılardır.

9/41»9/47 - 63/1»63/3




108
Orada asla onlarla birlikte olma! Ta baştan beri tevhit ve Allah’a saygı temeli üzerine bina edilmiş olan mescit, içinde bulunman daha uygun. Orada günahlardan arınmayı seven insanlar var, zira Allah arınanları sever.

24/21 - 59/9 - 61/4 - 62/2




109
Binasını Allah’a saygı ve O’nun rızasını kazanmak üzerine inşa eden kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını kaymak üzere olan bir uçurum kenarına yapıp da onunla beraber cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah böyle müminlerin aleyhine çalışan zalimleri emellerine ulaştırmaz.

26/91»26/103 - 38/28




110
Onların kalplerindeki kuşku üzerine inşa ettikleri bu bina, kalpleri dert ve sıkıntıdan paramparça olana kadar ancak dayanacaktır. Allah her şeyi bilen ve yerli yerince yapandır.

9/64 - 9/124»9/125 - 24/50 - 57/13»57/15




111
Allah, kendi yolunda savaşan öldüren ve öldürülen müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır. İşte bu, hem Tevrat’ta, hem İncil’de ve hem de Kuran’da Allah’ın gerçekleştirmeyi üstlendiği bir vaadidir. Verdiği ahdi gerçekleştirmede Allah’tan daha sağlam sözlü kim vardır? Öyleyse Allah ile yaptığınız bu alış verişten dolayı sevinin. İşte budur muhteşem zafer.

3/156»3/157 - 3/162»3/174 - 3/195 - 4/74 - 9/88 - 30/6




112
Onlar ki Allah’a tövbe edenler, yalnızca ona kulluk edenler, onu övüp yüceltenler, seyahat edenler, rüku/boyun eğenler, secde edenler, iyilikleri teşvik edenler kötülüğü engelleyenler, Allah’ın koyduğu sınırları muhafaza edenlerdir. İşte bu müminleri müjdele!

4/173 - 39/17 - 41/30»41/33




113
Ne nebiye ve ne de inananlara, cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, yakın akrabaları bile olsalar ortak koşan müşrikler için bağışlanma dilemek yakışmaz.

19/47 - 60/4




114
İbrahim’in babası için bağışlanma dilemesi, sadece daha önce ona verdiği vaatten dolayı idi. Ancak babasının Allah’ın düşmanı olduğunu kesin olarak anlayınca ondan uzaklaştı. İbrahim gerçekten çok ince ruhlu ve yufka yürekli idi.

19/47




115
Hem Allah, bir topluma doğru yolunu gösterdikten sonra, sakınılması gereken şeyleri açıklamadan, onları dalalette saymaz Allah, her şeyi bilendir.

6/130»6/131 - 17/15 - 28/59




116
Göklerin ve yerin hükümranlığı elbette Allah’ındır. Yaşatan da O’dur, öldüren de. Sizin Allah’tan başka her hangi bir veli ve yardımcınız yoktur.

2/107 - 29/22 - 32/4




117
Allah, Nebi’nin, tövbesini kabul ettiği gibi o seferin en zor saatlerinde içlerinden bir grubun kalplerinin kaymaya meylettiği bir anda Nebi’ye bağlılık gösteren muhacirin ve ensarın tövbelerini de kabul etti. Sonra onlara rahmet ve mağfireti ile yöneldi. Zira Allah onlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir.

3/172 - 33/9»33/11 - 33/21»33/23




118
Ve bir de savaşa katılmayıp geride kalan üç kişinin de vicdanları onları öylesine sıkmıştı ki yeryüz�� bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmişti ve Allah’a karşı yine Allah’tan başka bir sığınak olmadığını anladılar, sonra Allah’a tövbe ile yönelmelerinden dolayı Allah da tövbelerini kabul etti. Şüphesiz ki Allah, evet O’dur tövbeleri kabul eden ve merhamet eden.

9/81 - 48/11 - 3/135 - 16/98 - 18/27




119
Ey İman edenler! Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakının ve özü sözü doğrularla beraber olun!

2/177 - 8/2»8/3 - 8/74 - 49/15




120
Ne Medine halkına ve ne de çevrelerinde bulunan çöl Araplarına Allah’ın elçisinden geride kalmak dolayısıyla kendi canlarını onun canından daha fazla önemsemek yakışmaz. Çünkü onların Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, şiddetli açlık ve kâfirleri öfkelendiren her hamle ve düşmana karşı kazanılmış her zafer kendileri için ameli Salih olarak yazılacaktır. Zira Allah iyilik edenlerin ödülünü zayi etmez.

3/157 - 3/193»3/195 - 7/156 - 21/94




121
Yine onların Allah yolunda yaptıkları küçük büyük harcamalar, vadileri ve tepeleri aşmak için çektikleri eziyetler, Allah’ın onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirmesi için yazılmıştır.

4/74 - 4/100 - 9/20»9/22




122
Müminlerin topyekûn hep birlikte savaşa çıkmaları gerekmez, her kabileden bir grup, kendilerine döndüklerinde toplumlarını uyarmak ve eğitmek üzere dinde derin kavrayış sahibi olmak için savaşa katılmamaları daha doğrudur. Umulur ki sınırları çiğnemekten çekinirler.



123
–Ey İman edenler! Yakınınızda olan (ve sizin için açık tehdit oluşturan) kâfirlerle savaşın ki sizin ne kadar sert ve dirençli olduğunuzu anlasınlar. İyi bilin ki Allah, sorumluluğunu yerine getirenlerle beraberdir.

3/160»3/161 - 9/73 - 29/69 - 48/29 - 66/9




124
Ne zaman bir sure indirilse hemen onlardan birileri, "Bu hanginizin imanını artırdı?" derler. Evet, iman edenlerin imanını artırır ve onlar bunu birbirlerine müjdelerler.

3/113 - 5/82»5/84 - 8/2»8/3 - 16/102




125
Kalplerinde hastalık bulunanların ise pislikleri artmıştır. Ve onlar, kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.

3/7 - 17/41 - 17/82 - 22/72




126
Onlar, her yıl bir veya birkaç kez sıkıntılarla imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra ne tövbe edip dönebiliyorlar ne de ibret alıyorlar.

6/42»6/43 - 7/94»7/95 - 7/130»7/136




127
Ne zaman bir sure indirilse, birbirlerine bakarak "Sizi bir gören oluyor mu?" deyip sıvışıp gidiyorlar. Onlar hakkı anlamaya yanaşmayan bir topluluk oldukları için Allah’ın emirlerine kalplerini kapatmışlardır.

5/49 - 6/35 - 10/101




128
Andolsun ki, size içinizden çok şerefli bir elçi gelmiştir. Sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir, size karşı çok düşkündür, hele müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur.

2/151 - 3/159 - 3/164 - 62/2




129
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa de ki: – Allah bana yeter. Zira O’ndan başka ilah yoktur, ben O’na dayandım ve güvendim, çünkü O yüce arşın Rabbi/mutlak hükümranlık makamının sahibidir.

4/45 - 8/64 - 25/31 - 39/38

www.allahinhadisikuran.com - Kur'an - Allahın Hadisi